Bilim insanları uyarı görevini yapıyor
Emin Varol

Emin Varol

emnvarol@hotmail.com

Bilim insanları uyarı görevini yapıyor

10 Haziran 2019 - 06:16

Bundan 40-50 yıl önce çeve kirliliği, küresel ısınma ve bunun sonucu oluşan ve gelecekte oluşabilecek iklim değişikliğinden söz eden, bu konuda uyarıcı yazılar yazan, bilimsel araştırmalar yapan, bu araştırma sonuçlarını yayımlayarak dünya toplumlarını yönetenlerin duyargalarını harekete geçirmeye çalışanların öngörü ve tezlerinin gerçeğe dönüştüğü günlere gelmiş bulunmakta, küresel ısınma sonucu oluşan ikim değişikliğinin olumsuz sonuçlarını yaşamaktayız ne yazık ki, uzun zamandır.

Çevre kirliliği, küresel ısınma, iklim değişikliği ve zaman zaman solumak zorunda kaldığımız kirli hava ile ilgili uzun zamandır yazılar yazıyorum. Bu konuda yazmaya da devam edeceğim. Çünkü mevcut dünyadan başka yaşam alanımız yok, yaşam alanlarımızı korumak zorundayız.

Bu bir insanlık borcu. Bizden önceki kuşaklardan temiz devraldığımız doğayı gelecek kuşaklara olabilecek en temiz şekilde devretmek bizim görevimiz.

Doğada yaşayan canlıların en gelişmişi olarak doğayı korumak en başta bizim asli görevimizken doğaya en fazla zararı veren yine biziz. Dünya Doğayı Koruma Vakfı'nın (WWF) 59 bilim insanının katkılarıyla hazırlattığı ve geçtiğimiz yıl yayımlanan raporuna göre insanlar olarak son 44 yılda (1970-2014) dünya üzerinde sürüngenler, memeliler ve balıklar dahil hayvanların yüzde 60'ını yok ettik.

WWF'nin bu çalışmasını incelerken raporu hazırlayan bilim insanlarının 4 binden fazla türü temsil eden 16 bin 704 amfibi (x), balık, kuş, sürüngen ve memeli topluluğunu araştırdığını, 44 yıl içerisinde ise bu topluluklarda yaşayan hayvan sayısında ortalama yüzde 60 düşüş yaşandığı sonucuna vardığını görüyoruz.

Raporu hazırlayan bilim insanları ayrıca; kaynak ve gıdaların artan şekilde ve hızlı tüketiminin, milyarlarca yılda oluşmuş, tüm canlılar için hepimizin su, temiz hava ve nihayetinde herşey için mecbur olduğumuz yaşam ağını tahrip ettiğini belirtek, "Uyurgezer bir insan gibi bir uçurumun kenarına doğru ilerliyoruz" diyerek konunun vahametinin altını çizme gereğini duyuyor. İnsan nüfusunda yüzde 60'lık bir düşüş olsaydı bu, Avrupa, Afrika, Avrupa, Çin, Kuzey Amerika, Güney Amerika ve Okyanusya'nın boşalması anlamına gelirdi. Yaptığımız bu ölçekte bir şey"

Yukarıda yer verdiğim olay, etken ve sonuçlar dünyada bizimle birlikte yaşama hakkına sahip olan diğer canlılara 44 yılda verdiğimiz zararların ve bizim olumsuz etkilerimiz sonucu yüzde 60'ını yok ettiğimiz canlı türlerine ait bilanço idi. Şimdiki yazacağım konu ise, küresel ısınma, çevresel bozulma sonucu yaşadığımız, ileride yaşamamız olası "İklim kaosu"nun bir parçası.

Geçtiğimiz aylarda saygın bilim dergilerinden Nature'de (İngiltere) yayımlanan bir araştırmaya göre Grönland ve Antarktika'da eriyen milyarlarca tonluk buz kütleleri yakın bir gelecekte aşırı soğuk ve sıcak havalara neden olarak bölgesel iklimlerde çok büyük değişikliklere yol açabilir.

Aynı araştırmada özellikle Grönland'da eriyen buz kütlelerinin Atlantik Okyanusu boyunca soğuk su akışını güneye, tropikal bölgelerdeki su akışını ise kuzeye yönlendiren Okyanus akıntılarını zayıflatacağı,

Kuzey Yarımküre'deki bazı bölgelerin görece olarak daha sıcak olmasını sağlayan Okyanus akıntısının bölgesel iklim yapılarında çok önemli bir rol oynadığı belirtiliyor.

Nuature'da yayımlanan araştırmayı yapan ekibin lideri Victoria Üniversitesi'nden Nicholas Golledge ise "Elimizdeki modellere göre, eriyen buz kütleleri, dünya genelindeki ısınma seviyelerini değiştirebilecek" diyor.

Bilim insanları uyarı görevini yapıyar. Ya dünya ölçeğinde yöneticiler ve karar alıcılar ?

(x) Amfibi)=Hem karada hem denizde yaşama yeteneğine sahip canlı.

YORUMLAR

  • 0 Yorum