Emin Varol

Emin Varol

[email protected]

2020'de ekonomi nasıl geçti ?

17 Ocak 2021 - 07:30

Ülkemiz ekonomisinde salgın süreci ile birlikte yükselişe geçen hayat pahalılığı ve işsizlik, milyonlarca haneyi çok yoğun bir geçim sıkıntısına sokmuş durumda.

Yaşadığımız kronik işsizlik sorunu, üzerine eklenen salgınla birlikte son bir yılda yaklaşık 1.4 milyon kişinin iş aramaktan umudunu kestiği bir ortamda TÜİK tarafından açıklanan makyajlanmış son işgücü istatistiğine göre işsizlik, Eylül döneminde yüzde 12.7 olarak gerçekleşti.

Ancak, bu rakama iş aramayı bırakanları da dahil ettiğimizde geniş tanımlı işsizliğin yüzde 30'ları geçtiğini söyleyebiliriz.

Küresel anlamda bir yıla yakın zamandır insanlığın baş etmeye çalıştığı Koronavirüs (Kovid-19) salgını, ülke olarak bizim ekonomimiz için geçtiğimiz yıl, cari açık, işsizlik ve enflasyon gibi kronik rahatsızlıklarımızın büyüdüğü bir yıl oldu.
Cari açık, Türkiye gibi tasarruf açığı olan ülkeler için büyük sorun. 2021'e enflasyon, geçim sıkıntısı ve işsizlik gibi çok ağır sorunlarla girdik.

2019 yılının kasım ayında 15 milyon dolar açık veren cari denge, 2020'nin kasım ayında 4 milyar 63 milyon dolar açık verdi. Ülke ekonomisinin 12  aylık cari açığı 37 milyar 974 milyon dolara ulaştı.
Verilere göre 1 Hazian 2020'de başlatılan normalleşme süreci ve ekonomiyi canlandırmak adına hükümetin attığı adımlar çerçevesinde açılan kredi musluklarının itmesiyle ekonomi üçüncü çeyrekte yüzde 6.7 büyüdü.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Beklenti Anketi'nin sonuçları bize, 2021 büyümesinin yüzde 3 civarında kalacağını öngörüyor. OECD ve IMF gibi kuruluşların Türkiye için 2021'de  ekonomik büyüme öngörüsüne göre ise Türkiye'nin 2020 büyümesinin yüzde 3-5 gibi olacağı şeklinde.
Küresel anlamda Türkiye, özellikle gıda ürünlerinde yaşadığımız artışlarla en yüksek enflasyona sahip 20 ülkeden birisi olmayı sürdürüyor.

Yılın son döneminde hızlı bir yükseliş trendine giren ve Aralık 2020 sonu itibariyle yüzde 14.6 olarak gerçekleştiği açıklanan enflasyonun 2021'in ilk yarısında yüzde 18'leri görebileceğini öngörmemiz mümkün.
Ekonomimizin en etkin belirleyicilerinden duruma döviz fiyatları açısından baktığımızda ise, ülkemizin kendisine özgü yapısal sorunları, Koronavirüs (Kovid-19) salgınının yarattığı belirsizlik ortamı nedeniyle döviz fiyatları, artışını sürdürdü ve kasım ayı başında tarihi rekorlar kırdı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Aralık Ayı Beklenti Anketi'ne göre ise yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL'deki) beklenti bir önceki anket döneminde 7.89 iken, bu anket döneminde 7.7 TL, 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise önceki ankette 8.41 iken, bu anket döneminde 8.37 olarak gerçekleşti.

Bu yıl TL'nin, kaybettiği değerini geri kazanabilmesinin ön şartı, hem Merkez Bankası'nın uygulayacağı para politikalarının mevcut beklentileri karşılaması, hem de birikimini döviz ve altın olarak değerlendiren vatandaşın ekonomi yönetimine  güven duyabilmesi olacak.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test