Tahakkuk fişi dava konusu yapılabilir mi?-1
Av. Nazlı Gaye Alpaslan

Av. Nazlı Gaye Alpaslan

m.alpaslan@windowslive.com

Tahakkuk fişi dava konusu yapılabilir mi?-1

25 Ocak 2019 - 06:06

Bilindiği gibi tahakkuk fişi, 213 sayılı VUK’un 25. maddesinde, beyan üzerinden alınan vergilerin tahakkuk fişi ile tarh ve tahakkuk ettirilmesinde işe yarayan önemli bir belge niteliğindedir. Vergi yasalarına göre beyan üzerinden alınan vergiler tahakkuk fişi ile miktar itibari ile ortaya çıkabilmektedir. Beyannamenin alınması üzerine vergi idaresi tarafından, mükellefe veya mükellef yerine bu beyannameyi getiren kimseye tahakkuk fişi elden verilir. Beyanname vergi dairesine elden verilebileceği gibi, son yıllarda vergi beyannameleri elektronik ortamda vergi dairesine yollanabilmektedir. Bu durumda da vergi dairesine şifre ile elektronik ortamda yollanan beyanname için şifre sahibi bilgisayarından kendine tahakkuk fişi çıkartabilmektedir. Kimi zaman vergi beyannameleri kağıt ortamda ve posta ile taahhütlü  olarak vergi dairelerine yollanabilir. Bu durumda vergi dairesi posta ile yollanan beyannamenin  tahakkuk fişini mükellefe yine posta ile geri yollayabilir(1).
            Uygulamada vergi ihtilaflarına neden olan konulardan bir tanesi de tahakkuk fişinin mükellef veya vekili tarafından vergi davasında veya diğer idari davalara konu edilip edilemeyeceği tartışmalarıdır. Bilindiği gibi, tahakkuk fişi konusu 213 sayılı VUK’da 25 ila 28. maddelerinde uzun uzun açıklanmış ve bize göre tahakkuk fişlerinin vergi davasına  veya idari davalara konu edilmesi durumunda tahakkuk fişlerinin durumu bu çalışmamızda irdelenmeye çalışılacaktır.
 
II-HER İDARİ İŞLEM DAVA KONUSU YAPILABİLİR Mİ?
           
Bilindiği gibi İYUK’nun 2. maddesinin 1. fıkrası, idari yargı yerlerinde açılabilecek idari dava türlerini düzenlemektedir. İdare ve vergi mahkemeleri ile 2575 sayılı Danıştay Kanunun 24. maddesinin 1. fıkrasında yazılı davalar nedeniyle ve ilk derece mahkemesi sıfatı ile Danıştay’da dava açılabilmektedir. İdari dava türleri, hukuk devletinde, idarenin hukuka bağlılığının sağlanması veya kamu idaresinin işlem ve eylemlerinden hakları ihlal edilenlerin zararlarının giderilmesi veya telafi edilmesi ihtiyacına göre çeşitlilik arz etmektedir. İdarenin faaliyetlerinin ilgili bulunduğu alan ne olursa olsun, yaptığı idari işlemlerin hukuka aykırılıklarından bahisle bozulan hukuk düzenin yeniden sağlanması isteği ile bu işlemlerden ve idarenin idari nitelikteki eylemlerinden hakları muhtel olan idare edilenlerin söz konusu haklarının onarılması ve zararlarının giderilmesi istekleri, hep aynı tür idari davaya konu olurlar.  İdarenin faaliyetlerindeki teknik özellik ve bu faaliyetten doğan idari uyuşmazlıkların çözümünün yargıçtan uzmanlık istemesi, idari dava türünün çeşitliliğine etkili öğeler değildir(2).
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum