Ödeme emrİnde düzelme talebİ-2
Av. Nazlı Gaye Alpaslan

Av. Nazlı Gaye Alpaslan

m.alpaslan@windowslive.com

Ödeme emrİnde düzelme talebİ-2

09 Ekim 2018 - 06:34

Kendisine ödeme emri tebliğ edilen kişi veya kişiler 213 sayılı VUK’nun 116 – 124. madde hükümlerine göre  düzeltme talebinde bulunmaları pek mümkün görülmemektedir.  Düzeltme talebi konusu  ancak  vergi ve ceza ihbarnamelerine karşı talep edilecek bir yoldur.  Bu yolun da belirli koşulları bulunmaktadır. Örneğin,  vergi ve ceza ihbarnamelerinde hatanın bulunması, maddi hatalar, hesap hataları, vergilendirme hataları ve  diğer hataların  olması hali.  
Asıl konumuzla ilgili olarak başa döndüğümüzde kendisine ödeme emri tebliğ edilen kişiler vergi dairesine başvurup, bu ödeme emrinin düzeltilmesini veya iptal edilmesini talep etmek yerine  bu konuda  vergi mahkemesine dava açma yolunu  denemelidirler.  Aksi halde ödeme emri kesinleşir, ileriki aşamalarda da icrai işlemler, haciz varakaları, mal hacizleri gibi sürprizlerle karşılaşılacaktır.  Vergi dairesine verilen dilekçe ödeme emrine bir itiraz niteliğini taşımayıp, esasında düzeltme talebi de değildir.  Ödeme emrine karşı ayrı ayrı dava açılmasında yarar bulunmaktadır.  Yılı, dönemi ve türü aynı olan  ödeme emirleri için tek dava dilekçesi ile vergi mahkemesinde iptal davası açılması mümkündür. Aynı kural vergi ve ceza ihbarnameleri için de söz konusudur.  Usul ekonomisinin bir gereği olarak  yılı, dönemi aynı olan  işlemler için  tek dava dilekçesi ile  yani aynı dilekçe ile dava açılması gereklidir. Aralarında sebep-sonuç ilişkisi bulunan davalar da maddesel ve hukuksal açıdan  bağlılık  olduğu takdirde sebep-sonuç ilişkisi de kendiliğinden ortaya çıkacaktır.   İlave olarak salınan  vergiye  uygulanan cezanın geçerliliği, idari işleme vergi aslı  bakımından yargı merciine  onay verilmesi şartına bağlıdır.  Vergi aslı terkin edildiğinde  cezası da kendiliğinden  geçersiz hale gelecektir. Bu açıdan, vergi ve cezasına karşı mutlaka tek dilekçe ile dava açılmalıdır.  Aksi takdirde, bağlantı kararı da alınmadığında, vergi aslı terkin edilmesine rağmen, bunun sonucu  olan cezaya karşı  açılmış davanın  idare lehine sonuçlanması gibi çelişkili durumlarla karşılaşılabilir.  Vergi   ve cezasında olduğu gibi, aralarında benzer  veya daha değişik  şekilde sebep-sonuç ilişkisi bulunan işlemlere karşı da tek dilekçe ile dava açılabilir.  
Yüksek mahkeme Danıştay tarafından  verilen bir kararda, “ödeme emrinin tebliği üzerine  vergi dairesine başvurmasının  ödeme emrine karşı dava açılabilmesi için geçerli ve 7 gün olan  dava açma süresini etkilemeyeceğine” karar vermiştir.  Yine vergi mahkemesinde  dava açılabileceğinin  ödeme emrinde yazılı olduğundan; dava açma süresi geçtikten sonra ödeme emrinin iptali istenerek açılan davanın,  vergi idaresine yapılan başvurunun  zımnen reddine ilişkin  işleme karşı  açılmış bir dava olarak incelenemeyeceğine karar verilmiştir. Bu itibarla  ödeme emrine karşı mutlak surette dava açılması gereklidir.  Aksi halde, vergi dairesine dilekçe verilmesi, ödeme emrinin iptalinin istenilmesi veya düzeltme talep edilmesi dava açma süresini etkilemeyecektir.    Bu görüşün aksini savunan görüşler de bulunmaktadır.  Burada  kendisine  ödeme emri tebliğ edilen kişilerin  ödeme emri kapsamında  213 sayılı  VUK’a göre hata bulunması durumunda  bu konuda düzeltme talebinde bulunabilecekleri ve ödeme emrine karşı 7 gün içerisinde VUK 116. md hükmüne göre hata-düzeltme  talebinde bulunabilecekleri ileri sürülmektedir.  Bu düşünceyi ileri sürenlere göre, VUK 117. mad. hükmü uyarınca  hesap hatalarının mevcut olması durumunda  hata-düzeltme talebinde bulunabilecekleri  iddia edilmektedir.  

YORUMLAR

  • 0 Yorum