Sıla-i rahim ve önemi-1
Ahmet İnan

Ahmet İnan

ahmetinan-1953@hotmail.com

Sıla-i rahim ve önemi-1

19 Ekim 2018 - 10:12

İslâm’a göre insan, Yüce Allah’ın yarattığı varlıkların en mükemmelidir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de,
“Şüphesiz biz insanı en güzel biçimde yarattık.” (Tîn, 95/4) buyrulmuştur. Kendisine nispet edilen, “Sen kendini küçük bir varlık sanırsın, oysa sende en büyük âlem dürülmüş halde mevcuttur” mısralarıyla Hz. Ali, insanın sahip olduğu potansiyeli gayet güzel ve veciz bir şekilde dile getirmeye çalışmıştır.
İnsan, yaratılışı ve ihtiyaçları gereği toplum halinde yaşamaya mecburdur. Çünkü o, bütün ihtiyaçlarını bireysel olarak karşılama imkânına sahip değildir. Dinimizin müminleri bölünme yerine birliğe, beraberliğe, kardeşliğe davet eden İslam dinidir. İnancı, sosyal ve kültürel yapısı her ne olursa olsun toplum halinde yaşamanın insana yüklediği belli bir takım sorumluluklar vardır. Bu sorumlulukların temel dayanağını, kaynağı kamu yararı, başka bir ifadeyle toplumsal fayda teşkil etmektedir. Toplumu teşkil eden insanlara fert olarak yüklenen sorumluluklar, onların faydalarına yöneliktir. Her sorumluluk, dolaylı ya da dolaysız bir şekilde yine onlara hak olarak döner. Unutulmamalıdır ki, kişisel veya kitlesel olarak ihlal ve ihmal edilen her sorumluluk, bir anlamda bireysel ya da toplumsal hakkın iptali olarak nitelendirilebilir. Şüphesiz toplum olarak yaşamanın belli ilke ve kuralları vardır.
Dinimizde, başta insan olmak üzere bütün canlılara karşı iyi davranmak Dinimizin bir gereğidir. Bu iyi davranış sadece insanlar için değil diğer canlılar içinde Dinimizin bir emridir. Yunus'un; ‘Yaratılanı hoş gör, Yaratan’dan ötürü’ mısrasıyla dile getirdiği gibi biz Allah’ın has kulları bütün yaratılanları yaratandan ötürü severiz onların haklarına riayet ederiz. Zira kainattaki canlı-cansız hemen her şey bütün alemi yaratan Cenabı Hakkın eseridir. Nitekim
“Allah’ın ayetlerinden biri de göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin değişik olmasıdır. Şüphesiz bunda bilenler için alınacak ibretler vardır” (Rûm, 30/22) anlamındaki ayet, insanlar arasında söz konusu olan kültür, sosyal ve etnik farklılıkların yaratılışı olduğuna işaret etmekte ve bu farklılıkları, Allah’ın yüceliğini gösteren deliller olarak nitelemektedir. İnsanlar, değişik renklerde farklı isimlerde aynı bahçenin gülleridir. Bu geniş yelpaze içinde herkesin birbirine karşı yakınlık ve ilişki derecesi farklı farklıdır. Davranışlar, bu yakınlık ve ilişki derecesine göre şekil ve anlam kazanır. Bilindiği gibi insana en yakın olanlar; anne, baba, dede-nine, kardeşler, torunlar, amcalar, halalar, teyzeler ve diğer tüm yakınlardır. Bunlar bir ağacın kökleri, gövdesi ve dalları mesabesindedirler. Ağacın gövdesi, dalları ve kökleri arasındaki ilişki neyse akraba arasındaki ilişki de aynen odur. Bu koparılmaması çok önemlidir. Yakınlar arasındaki bu bağ, dini terimde "sıla-i rahim" şeklinde belirtilmekte ve anlatılmaktadır. DEVAMI HAFTAYA
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum