Hadislerde Sıla-i Rahim-2
Ahmet İnan

Ahmet İnan

ahmetinan-1953@hotmail.com

Hadislerde Sıla-i Rahim-2

16 Kasım 2018 - 07:13

Peygamberimizin şu sözüyle yazımıza devam edelim;

“Akrabadan gelen iyiliğe misliyle karşılık veren kimse tam manasıyla akrabasına sıla-i rahimde bulunmuş olmaz. Gerçek sıla-i Rahim, kendisiyle ilgiyi kesenleri görüp gözetmektir, onlara her konuda yardımcı olmaya çalışmaktır.”buyurmuştur. İnanan kimse artık bu ayet ve hadisler karşısında yakınları ile ilgisini kesemez. Onları rahatsız edici ve kabul edilemez davranışları karşısında bile onlara iyilik etmek ve yardımda bulunmak durumunda olmalıdır.

Şu hadis akraba ile ilişkisinin önemini ne güzel vurgulamaktadır.

“Allah, mahlûkatı yaratıp bunların takdiratını tamamlayınca, akrabalık ayağa kalkarak:

(Ya Rabbi!) Burası, akrabalık münasebetlerini kesmekten sana sığınanların makamıdır dedi. Cenab-ı Hak:

Evet. Sana sıla yapana benim de sıla yapmama; senden alâkayı kesenlerden benim de kesmeme razı olmaz mısın? Buyurdu

UNUTULMAMANIN YOLU UNUTMAMAKTAN GEÇER.

Kültürümüzde sıla-i rahime vesile olacak, onu etkin kılacak çeşitli dinî ve geleneksel etkinlikler mevcuttur. Şüphesiz bayramlar bu etkinliklerin en başta gelen örneklerindendir. Şu kadarını ilave etmek gerekir ki, bayramlar temel esprisini kaybetmediği sürece gerek yakınlar gerekse toplumun diğer bireyleri arasında kaynaşma ve dayanışmanın bir gereğidir. Bayramlar vesilesiyle yapılan ziyaretler, kalplerin yumuşamasına, sevginin paylaşılmasına ve bireysel bazdaki huzurun tolumsal boyutta hissedilmesine katkı sağlayan önemli günlerdir.

Çoğu ilişkilerin menfaat temeli üzerine inşa edildiği, insanların çoğu zaman kendilerine sağlayacağı menfaatler ölçüsünde başkalarıyla ilgilendiği, hatta kendinden önce başkalarını tanımlamaya kalkıştığı, uhrevi ve inanç boyutundan uzaklaşmaların yaşandığı, bunun sonucu olarak da çoğu kez üst kattaki komşunun alt kattakinden habersiz yaşadığı, aileler ve yakınlar arasındaki irtibat ve ilişkilerin zayıfladığı, nesiller arasında kalın duvarların örüldüğü, vefa, haya, iffet gibi bizi biz yapan değerlerin kaybolmaya yüz tuttuğu bir dönemde yaşamaktayız

Başkalarını unutan insanın, kendisinin de onlar tarafından unutulacağı açıktır. İnsanların zor gününde onların yanında yer almayan, zor gününde kimseyi yanında bulamayacaktır. Bu itibarla ana-babamızı, eşimizi dostumuzu unutmamalıyız. Müslümanlar arasında kardeşlik hakları bulunmasının yanı sıra, yakınlar arasında bir de sıla-i rahim kapsamında ele alınacak haklar olduğunu hatırımızdan asla çıkarmamalıyız. Gerçekten de sıla-i rahim, insanları boncuk taneleri gibi bir araya getiren ipliğe benzer. Bu bağı koparmak hoş görülmediği gibi, güçlendirmek övülmüştür.

SONUÇ

Toplumsal hayatta hemen her şey bizim hedeflediğimiz, arzuladığımız şekilde cereyan etmeyebilir. Yakınlar arasında da zaman zaman çeşitli sebeplerle hoş olmayan hadiselerle karşılaşmak mümkündür. Bu bağlamda akrabamız bizi terk etse, görüşmek istemese, hatta kötülük yapsa bile şuurlu bir Müslüman olarak, akrabalık bağını koparmamlayız.

Akraba ve dost ziyaretlerini asla küçümsememeliyiz ve terk etmemeliyiz.

Sıla-i rahmi, bizim Allah rızasını kazanmasına vesile olacak bir amel olarak anlamalıyız. Bu düşünce ile başta ana-babamız, kardeşlerimiz, dostlarımız olmak üzere imkânlarımız dahilin de yakınlarımızın ziyaretlerine gidip hal ve hatırlarını sormalı, sıkıntı ve üzüntülerini paylaşmalı, problemleri varsa, imkan nispetinde çözümüne yardımcı olmalıyız. Bunu da dinimizin bir gereği olduğunu asla unutmamalıyız.

Ayrıca akraba ile ilgiyi koparmanın ve onlara kötü davranmanın, büyük günahlardan olduğunu da hatırımızdan çıkarmamalıyız.

ALLAH’A EMANET OLUNUZ

YORUMLAR

  • 0 Yorum