"TÜİK rakamları külliyen yalan"

TÜİK tarafından açıklanan temmuz ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’nin gerçeği yansıtmadığını ve külliyen yalan olduğunu öne süren Yüksek Ziraat Mühendisi Ferdan Çiftçi, “Son bir yılda yüzde 50’nin altında artış gösteren girdi yok. Bu artışlar son 18 yılda yüzde 550’leri bulmuş durumda” dedi

"TÜİK rakamları külliyen yalan"
24 Eylül 2020 - 07:30

SERCAN ÖZİPEKÇİ (ÖZEL HABER)

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksini yayınladı. Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’nin temmuzda aylık bazda yüzde 0,61 artarken, yıllık bazda yüzde 6,74 yükseldiği açıklandı. Endeks, temmuzda geçen yılın aralık ayına göre yüzde 3,94 artarken, 12 aylık ortalamalara göre ise yüzde 8,53 artış gösterdi.Bu dönemde en fazla artışın ise yüzde 16,49 ile makine bakım masrafları, yüzde 11,28 ile diğer mal ve hizmetler, yüzde 9,78 ile hayvan yemi alt gruplarında gerçekleşmesi dikkat çekti.Yıllık bazda en fazla azalış yüzde 10,51 ile veteriner harcamaları alt grubunda görüldü. Temmuzda geçen yılın aynı ayına göre azalış gösteren diğer alt gruplar ise yüzde 2,77 ile tarımsal ilaçlar, yüzde 2,66 ile gübre ve toprak geliştiriciler, yüzde 1,06 ile enerji ve yağlar oldu.

Gerçek değil

TÜİK’in açıkladığı endeks rakamlarını değerlendiren Yüksek Ziraat Mühendisi Ferdan Çiftçi, bu rakamların asla gerçeği yansıtmadığını belirterek,“Külliyen yalan. Gerçekte bu rakamlar çok daha fazla. Türkiye’de istatistiki verilerle ilgili bir güvenilirlik sorunu olduğu çok açık. Bu veriler de bunu destekliyor. Gerçek değerlendirmelere baktığımızda bizim tarım girdileri dediğimizde en önemli girdiler neler? Mazot, gübre, tohum ve ilaç girdileri… Bunlara baktığımızda pandemi dönemi bu işi biraz yavaşlatmış bile olsa bir yıl önceki artışlar çok daha fazladır. Bunu bir yıla sığdırmak doğru değil, uzun vadeli bakmak gerekir çiftçinin üzerindeki yükü görebilmek için. Son bir yılda da yüzde 50’nin altında artan girdi yok neredeyse. Mesela hayvan yeminin girdileri arttı o nedenle hayvan yemindeki artışlar da daha fazla” dedi.

18 yılda, yüzde 550 artış

Çiftçinin kullandığı girdilerin; tohum, mazot, gübre ve ilaçta yoğunlaştığını söyleyen Çiftçi, “Ana kalemler bunlar. Burada girdilerdeki artış yüzde 8’ler derken, 1 hafta önce de bir haber düşmüştü piyasaya biliyorsunuz. ‘Dolardan dolayı gübre satışları durduruldu’ diye. Bayilere kısıtlı miktarda ürün verildiği söylendi. Madem yıllık yüzde 8 artış var ki bu kabul edilebilir bir oran.Son bir yıl, Eylül 2019 ve Eylül 2020 arasına baktığımızda dolardaki artış yüzde 32 olmuş, bugün itibariyle 5,82’den 7,69’a çıkmış. Euroda ise 6,40’tan, 9 liraya çıkmış. Burada da bir yüzde 40’lık artış söz konusu. Yani bizim bu girdi dediğimiz şeylerin hepsi yüzde 80-90 oranında dışarıdan dolarla hammaddelerini temin ettiğimiz girdiler. Bunları üst üste koyduğumuzda, TÜİK’in rakamları gerçeklikle örtüşmüyor. Burada çiftçi zaten uzun yıllardır kaybediyordu. Bir de çiftçinin üzerindeki birikerek gelmiş yüke bakmak gerekiyor. Ona baktığımızda da 2002-2020 arasında yüzde 540’lık, yüzde 550’lik bir girdi artışı söz konusu. 2002 Ocak ayında 94 kuruş olan mazot şu anda 6,06 lira. Bu da yüzde 544’lük bir artışı bize gösteriyor. Çiftçinin en çok kullandığı gübre olan amonyum sülfata baktığımızda yüzde 481’lik bir artış olmuş 2003-2019 arasında. Ürede de yüzde 490, yani yüzde 500’lere yaklaşan bir artış var.Bu yılı da saydığımızda yüzde 500’leri geçen girdi artışlarından söz ediyoruz. Ortalama baktığımızda zaten hepsinde yüzde 450 ile 500 arasındaki bir artıştan bahsediyoruz. Bunlar AK Parti’nin görev yaptığı yıllarda yaşanan artışlar bir anlamda da. Bu da bir gerçeği gösterir. Çiftçinin üzerindeki yük hep birikerek gelmiş” şeklinde konuştu.

TÜİK’te başka, piyasada başka

Gübre fiyatlarında düşüş yaşanmasıyla ilgili verilen fiyatların yanıltıcı olabileceğine vurgu yapan Çiftçi, “Gübrenin fiyatları çiftçinin ekim dikim döneminde artış yapar. Bunu piyasadaki herkes bilir. Kullanım bittikten sonra gübre fiyatları düşer, çiftçi kullanmaya başlayacağı zaman da gübre fiyatları artar. Bunun içerisinde fiyatların düştüğü sezondaki fiyatlar baz alınmış olabilir, bunu bilemem. Ama gübrede böyle olmamış olsa dahi rakamlar diğer ürünlerle de örtüşmüyor. Gidin çiftçiye üreticiye sorun. Gübreyi bir yıl önce kaça alıyordu, şimdi kaça alıyor? Bir litre kullandığı ot ilacını şimdi kaça alıyor diye sorduğunuzda yüzde 50’ler civarında bir artıştan söz edecekler. Piyasa koşullarında onu görüyoruz. Yani şu an tüm tarımsal girdilerdeki artış oranı yüzde 8-9 değil, gerçek piyasada en yüzde 50 şeklinde” ifadelerini kullandı.

Borçlar 100 milyar TL’yi geçti

‘Bu süreç çiftçi için ne kadar dayanılır olabilir, ne kadar katlanılabilir artık onların sonlarına geliyoruz’ diyen Çiftçi,“Bu birikmiş yükten dolayı çiftçi borçlanarak geldi. Banka borçları da arttı. Tarım ve Orman Bakanlığı ‘Sırdır açıklayamam’ diyor ama çiftçinin bankalara olan borcunun 100 milyar lirayı geçtiğini biz biliyoruz. Bu ciddi bir rakam. Bunları üst üste koyduğumuzda önümüze ne çıkıyor? Çiftçinin üretmekte daha fazla zorlanacağı. Bu olumsuzluklarürün fiyatlarına bir nebze de olsa yansıyacaktır ama çiftçinin elinden çıkan fiyatlarla, tüketici fiyatları arasındaki makas da çiftçiden kaynaklanmayacaktır. Çiftçi güç bela yine maliyetini karşılayacaktır. Diğer pazarlamadaki sorunlardan kaynaklı fiyat artışlarını görebiliriz. Tabi ki bu üretim rakamlarına göre de değişecektir” dedi.
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum

test