Kod 29 mağduriyeti büyüyor

Cumhurbaşkanlığı kararı ile işten çıkarmaların yasak olmasına karşın, ülke genelinde Kod 29’la işten çıkarılan kişilerin sayısında ciddi artış yaşandı. Bu kodla işten çıkarılanlar işsizlik maaşı, tazminat gibi haklardan yararlanamazken, sicillerine işlenen suçlardan dolayı da kolay kolay iş bulamıyor

Kod 29 mağduriyeti büyüyor
22 Ocak 2021 - 07:30

SERCAN ÖZİPEKÇİ (ÖZEL HABER)

Pandemi döneminde yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile işten çıkarmaların yasak olmasına karşın, SGK işten ayrılış kodlarına göre, ‘İşveren tarafından işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih’ anlamına gelen Kod 29 ile işten çıkarmaların sayısı ülke genelinde artış gösterdi. Hırsızlık, cinsel taciz, devlet malına zarar, amirlerine saygısızlık gibi gerekçeleri içeren Kod 29’la işten çıkarılanlar arasında, sendikal faaliyetler yürüten PTT çalışanları da yer aldı. Son dönemde İstanbul’da 5, Bursa’da 1 PTT çalışanının işlerine Kod 29 gerekçesiyle son verildi. Kod 29’un işverenlerin ekmeğine yağ sürdüğünü ve iftiralarla kolayca çalışanlarını işten çıkarabildiklerini belirten mağdurlar ise bu kod ile işlerine son verildiği için işsizlik maaşından faydalanamadıklarını, tazminatlarını alamadıklarını ve durumun sicillerine işlenmesinden dolayı yeni bir iş bulamadıklarını söyledi.

“Ankara’ya gideceğiz”

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan PTT Sen Genel Başkanı Halit Büyük, “İzmir’de işten çıkarılan 5 arkadaşımız var. Şu anda aşırı derecede baskı var üyelerimize, istifa ettirmeye çalışıyorlar, geriye dönük toplu sözleşme parası ödememek için. Biz Marmara’da da güçlenince, oradaki arkadaşlarımıza da bir operasyon yapıldı. 4 arkadaşımızı zorunlu olarak 27 Kasım’da ücretsiz izne çıkardılar. Aynı zamanda 5 arkadaşımızı Kod-29’dan, Bursa’daki bir arkadaşımızı daha Kod-29’dan işten çıkardılar. Bütün bunlar sendika yöneticisi arkadaşlarımız. İzmir’de 3 kişinin sözleşmesi yenilenmedi. Herkes mağdur ama Kod 29 ile işten çıkarılan arkadaşlarımız daha da mağdur. Kod-29 ile işten çıkarılan arkadaşlarımız hiçbir haktan yararlanamıyorlar, işsizlik maaşı alamıyorlar ve bu durum sicillerine işleniyor. Yeni bir iş de bulamıyorlar. Bu arkadaşlarımızın bırakın Kod-29’u kılık kıyafetinden bile aldıkları bir uyarı yok. İhtar yazısı dahi yok. Bununla ilgili dava süreçlerimiz de başladı. İstanbul’daki bu arkadaşlarımıza da böyle yapılınca biz de 9 Aralık’ta direniş kararı aldık. İstanbul ve İzmir’de 43’cü günümüz bugün. Müzakere süreci oluşturmaya çalışıyoruz ama bugüne kadar da oluşturamadığımız için 1 Şubat’ta Ankara’da PTT Genel Müdürlüğü’nün önüne gitme kararı aldık. Önümüzdeki haftaya kadar müzakere çıkmazsa, Ankara’ya gideceğiz” dedi.

“Bu damgayla nasıl iş bulacağım?”

Kod 29 ile işten çıkarılan 14 yıllık PTT çalışanı ve aynı zamanda PTT Kargo Sen Genel Eğitim Sekreteri Ayhan Bostancı ise, “Kod 29’un içeriği belli. Hırsızlık var, taciz var, amirlerine saygısızlık var, devlet malına zarar var, her şey var. Benim 14 yıldır bir tane tutanağım yok, uyarım yok. Zaten şefime haber vermeden bana uyarı yapamazlar. 2 Aralık’ta beni yanlarına çağırdılar, bana kağıdı verdiler oku, imza at dediler. Bu ne dedim? Önemli bir şey değil dediler. Bir baktım sözleşmem feshedilmiş. Sebep ne diyorum? Söylemiyorlar. Sonra başmüdürlüğe söyledik, firmaya söyledik. Hepsi üç maymunu oynuyor. Herkes suçu birbirine attı. Muhatap alacak kişi de bulamadık. Sonrasında itiraz ettik firmaya. Bize cevap olarak dendi ki, ‘Sözlü uyarıdan dolayı işten çıkarıldınız’. Bize sözlü uyarı yapılmamış, sırf sendika faaliyetlerini yürüttüğümüz için, sendikaya üye olduğumuz için sendika yönetimini komple işten çıkardı ki içerideki sendika üyesi arkadaşlara gözdağı versinler. Kod 29, işten çıkarmaları kolaylaştırdı. Cumhurbaşkanının genelgesinde işten çıkarmak suç. Ama işverenler Kod 29’u kullanarak çalışanlarını işten çıkartabiliyor. Burada işverenlerin ekmeğine yağ sürülmüş, işverenlerin işine geliyor. Zaten bunu mahkemeye versen kazanacaksın ama mahkeme süreci en az 2 yıl sürüyor. Biz arabuluculuk için başvuru yaptık, oradan sonuç çıkmadı. Çıkmayınca mahkeme sürecimiz başladı. Kod 29 ile işten çıkarıldığımız için işsizlik maaşı alamıyoruz. Kolay iş de bulamıyoruz. Adam Kod 29’u sildir öyle gel diyor. Ben kanser hastasıyım tedavi görüyorum. Hatalığım gereği stres ve sıkıntıdan uzak durmam gerek. Ben şu an nasıl sıkıntıdan, stresten uzak durayım? Zaten sigortadan yararlanamayacağım. Evime ekmek de götüremiyorum, çocuğumun ekmeğini de çaldılar benden. Şu an iş başvurusu yapıyorum, almıyorlar. Bana yaptıkları suçlamalardan dolayı kendimi aileme açıklamak zorunda kalıyorum. Bu benim psikolojimi bozuyor. Çok kolaylıkla iftira atıyorlar Kod 29 ile. 500 tane bayan arkadaşım var orada, ablalarım var, anne diye hitap etiğim çalışanlarımız var. Ben tacizle suçlanıyorum ama onlara da iftira atmış oluyorlar. Benim hiçbirine 14 yıldır bir yanlış gözle bakmışlığım yok. Zaten iş yok şu pandemi döneminde, ben bu Kod-29 damgasıyla nasıl iş bulacağım?” şeklinde konuştu.


“Çalışanların başına bela olacak”

Bir diğer Kod 29 gerekçesiyle işten çıkarılan PTT çalışanı ve sendika yöneticisi Burhan Tan ise, “İlk çıkış bana verildi. Benimle birlikte üç arkadaşa daha çıkış verdiler. Bizi ayaklarına kadar çağırdılar. Beni çağırdıklarında elime kağıdı verdiler, iş feshin oldu dediler. Okuyup imzalamamı söylediler. Okuduğumda ilgili maddenin SGK’daki karşılığının Kod-29 olduğunu gördüm. Bu kod aslında şöyle bir şey. İşçinin diyor iyi niyetine ve ahlakına aykırı davranışlarından dolayı. Ama bunun ucu açık, hırsızlık, cinsel taciz, namussuzluk, suç işleme, ceza evinde yatma gibi her şey var. Çoğu insan bunu bilmiyor ama ileriki yıllarda Türkiye’de çalışanların başına bu büyük bela olacak. Mesela ben şu an tazminat alamıyorum, işsizlik maaşı alamıyorum, sigortalı olarak bir yere giremiyorum çünkü Kod-29’le iş çıkışım yapılmış, sicilime işliyor. Benden çok belki ileriki yıllarda çocuklarımın sicillerine işleyecek. Bunu yapan devlet, devlet bu imkanı, işverenlere, patronlara veriyor. Devlet diyor ki işverene, adamı çıkaracaksan Kod-29’dan çıkar, tazminatı verme, hiçbir şey verme. En kötüsü de şu ben mahkemeye gittiğimde mahkemede ben 2-3 sene sonra aklandığım zaman, mahkeme şirkete yaptırım uygulamıyor. Adam benim hayatımla bir dakikada oynuyor ama mahkeme buna karşılık bir yaptırım bile yapmayacak. En kötüsü de bu” ifadelerini kullandı.

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum

test