Reklam
Reklam

Kacır’dan yerli araç müjdesi

Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı’nın bilgilendirme toplantısında konuşan Bakan Yardımcısı Kacır, 100’e yakın AR-GE personelinin yerli otomobil üzerine çalıştığını belirterek, aracın ilk prototipinin aralık görücüye çıkacağını müjdeledi

Kacır’dan yerli araç müjdesi

Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı’nın bilgilendirme toplantısında konuşan Bakan Yardımcısı Kacır, 100’e yakın AR-GE personelinin yerli otomobil üzerine çalıştığını belirterek, aracın ilk prototipinin aralık görücüye çıkacağını müjdeledi

Kacır’dan yerli araç müjdesi
15 Kasım 2019 - 13:15
Reklam

SERCAN ÖZİPEKÇİ

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yüksek katma değerli ürünlerin, yerli imkân ve kabiliyetlerle üretiminin amaçlandığı Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı’nın ilk bilgilendirmesi Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleştirildi. Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımı ile gerçekleştirilen toplantıda Türkiye’nin gelecekte teknolojiye yapacağı yatırım ve elde edeceği katma değerler üzerine konuşuldu. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır bilgilendirme toplantısında Türkiye’nin sahip olduğu avantajlara değindi. Teknolojik dönüşümün lokomotifi gençlerdir diyen Kacır, “Bizde gençlerimize doğru yatırım yaparak, onları yenilikçi, üretken, sorgulayan bireyler olarak yetiştirmeliyiz. Bunu sağladığımız takdir de en güçlü avantajımız gençler olacaktır. Şanslı bir coğrafyadayız, 120’den fazla noktaya Türkiye’den doğrudan sefer düzenleniyor. Bu en önemli avantajlarımızdan bir tanesi. Bizde bu avantajı bilerek ne adım atarsak atalım, ihracat odaklı düşüncelerle atmaya gayet edeceğiz. 8 milyar dolar yıllık insani yardım yapıyoruz. Bu anlamda attığımız adımlar önümüzdeki 10 yıl için en önemli avantajlarımızdan biri olacak. Dünyada pek çok ülke, Türkiye’nin destekleriyle dünyanın çeşitli yerlerine yatırım gerçekleştiriyor.  Bir Avrupa ülkesi, Afrika’da sanayi bölgesi kurmak istediğinde Türkiye ile birlikte çalışmak istiyor. Çünkü, yanlarında biz olduğumuz zaman gittikleri ülkelerde itibar ve güven görüyorlar” dedi.


“Ar-Ge’yi ticarileştirmeliyiz”

Türkiye’nin güçlü bir teknolojik ekosisteme sahip olduğunu aktaran Kacır, bu alanda yapılan yatırımlara değindi. Son 15 yılda 80’den fazla Tekno-Park inşa edildiğini ve 5 binden fazla Tekno-Park şirketinin çalıştığını söyleyen Bakan Yardımcısı Kacır, “Bu şirketler 30 binden fazla AR-GE projesini tamamladı, 9 binden fazlasını ise sürdürüyor. Hali hazırda 1500’ün üzerinde AR-GE ve tasarım merkezimiz var. Bu noktalardan 150 binden fazla personel istihdam ediliyor. Yüksek teknolojinin, ihracatımızın içindeki payı istediğimiz noktada olmasa da 5 milyar dolar civarına ulaştı. Tüm bu süreçlerden daha fazla çıktı elde edeceğiz. 2006’da GSMH’dan AR-GE’ye ayrılan pay yüzde 0,5’ti, bugün bu rakam yükseldi. Aynı yıl personel sayımız 54 bin iken bugün 154 bine çıktı. Artık özel sektörün öncülük ettiği bir AR-GE’den bahsetmemiz mümkün. Ancak bu çıktıların daha fazla ticarileşmesine odaklanmayız” diye konuştu.

Katma değer vurgusu

Bakan Yardımcısı Kacır, Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi kapsamında kamu desteklerinde daha ayrıştırıcı çalışmalar yapılacağının altını çizerek desteklerin katma değer üretebilecek firmalara yöneltileceğini belirtti. Yaygın şekilde, pek çok firmaya yaptığımız destekleri, önümüzdeki dönem sıçrama yaratabilecek, katma değer üretebilecek firmalara yoğunlaştıracağız diyen Kacır, şunları söyledi: “Küresel anlamda girişimciliklere destek sağlayacağız. Yine sektörel odaklanmaları arttıracağız. Başarılı olmuş ülkelere baktığımızda bunu yapıyor, başarılı olabilecekleri sektörlere ısrarla odaklanıyorlar. Bizde önümüzdeki yıllarda ulaştırma, makine, enerji ve kimya sektörlerine daha fazla yoğunlaşacağız. Sanayici ve finansman ihtiyaçlarını bankacılığa alternatif yöntemlerle çözmek üzere adımlar atacağız. Bir sanayileşme icra kurulu oluşturacağız. Cumhurbaşkanımız’ın başkanlık edeceği bu kurula, bakanlığımızda sekreterya görevi görecek. Bu kurul, sivil sektörlerde uzun vadeli kamu alım planlarının yerlilik ve millilik eksenli yapılmasını sağlayacak.  Girişimcilerimizin, yurt dışında başarılı olmasını sağlayacak destek mekanizmalarının hızlı bir şekilde devreye girmesi için çalışıyoruz. Küresel teknoloji tekellerine karşı tedbirlerimizi arttıracağız. Organize sanayi bölgelerimizde, iş birliklerin olacağı adımların atılmasını sağlayacağız. Alt yapıları hızlandırmaya çalışacağız. Biz, mesleği eğitim gören öğrencilerimizi okullarda değil, sanayide yetişmelerini sağlayacağız. Enerji yatırımlarını da hayata geçireceğiz.”
Aralıkta görücüye çıkacak

Türkiye’nin savunma sanayinde özellikle insansız hava araçları teknolojisinde dünyada üçüncü sırada olduğunu ifade eden Kacır, “Sivil teknolojilerde de benzer fırsatlarımız var. Teknolojinin bizatihi kendisi bizim gibi ülkelere fırsatlar sunuyor. Yeter ki biz bu fırsatları doğru zamanda tespit etmeyi başaralım. Pek çok sektörde önümüzdeki dönemde bu fırsatları kovaladığımız ve başlattığımız girişimlerle bu fırsatlarla küresel potansiyel taşıyan bir dönemi önümüzdeki dönemde yaşayacağız. Örneğin, Türkiye’nin otomobil projesine bu gözle yaklaşıyoruz. Türkiye yerli marka otomobilini üretiyor. Halihazırda hummalı bir çalışma bu alanda sürdürülüyor. 100’e yakın araştırma geliştirme personeli bu alanda Teknoloji Bakanlığımıza bağlı bir teknopark olan girişim vadisinde çalışmalarını sürdürüyor. Aralık ayında inşallah prototipini kamuoyu görmüş olacak. Biz bu projeye sadece bir otomobil geliştirme projesi olarak bakmıyoruz. Otomotiv sektörü değil aslında mobilite sektörü dememiz lazım, ortaya çıkan gelişmelerin bize sunduğu fırsatları değerlendireceğimiz bir proje olarak yaklaşıyoruz. Bugün elektrikli otomobil ve mobilite araçlarının hızla geliştiği ve yaygınlaştığı bir dünyadayız” diye konuştu.


“Krediye ulaşmak güçleşiyor”

Bilgilendirme toplantısında konuşan Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Uğurtaş da Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi'nin sanayi sektöründeki öneminden bahsederek, sanayicilerin yaşadığı sorunları da dile getirdi. Uğurtaş, “Türk sermayesinin yüzde 99'u KOBİ’lerden oluşuyor. Her geçen gün sanayicinin krediye ulaşmayı güçleşiyor. Büyük firmalar krediye kolay ulaşırken, küçük sanayi firmalarının krediye ulaşıp kendini döndürmesi zorlaşıyor. Bu yüzden bu programı önemsiyoruz” dedi. Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Muhsin Dönmez de yaptığı konuşmada teknoloji hamlesinin ülke için büyük önem arz ettiğini söyleyerek ilk desteklenecek sektörün makine sektörü olmasının İzmir ve Ege Bölgesi’ne avantaj kazandıracağını aktardı. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum