Reklam
Reklam

İzmir kadınları tek ses oldu: Şiddet değil sevgi istiyoruz

İzmirli kadınlar, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde ‘Şiddet değil, sevgi istiyoruz’ diyerek tek ses oldu. İzmir’in farklı noktalarında yürüyüşler yapılırken, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İzmir Barosu arasında ‘Ortak Hizmet Protokolü’ imzalandı

İzmir kadınları tek ses oldu: Şiddet değil sevgi istiyoruz

İzmirli kadınlar, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde ‘Şiddet değil, sevgi istiyoruz’ diyerek tek ses oldu. İzmir’in farklı noktalarında yürüyüşler yapılırken, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İzmir Barosu arasında ‘Ortak Hizmet Protokolü’ imzalandı

İzmir kadınları tek ses oldu: Şiddet değil sevgi istiyoruz
25 Kasım 2019 - 15:07
Reklam

KENAN YEŞİL
Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İzmir Barosu arasında ortak hizmet protokolü imzalandı. Şiddet mağduru kadınlara yönelik güçlendirme ve farkındalık çalışması yapmasını sağlayacak protokolü İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel imzaladı. İmza töreni öncesinde kadın cinayetlerine dikkat çekmek için sivil toplum örgütleri temsilcilerinin katılımıyla Büyükşehir belediye binası personel giriş alanına kadın ayakkabısı bırakıldı. Programda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in yanı sıra İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Kızbes Seyhan Aydın, Ege Kadın Buluşması Platformu İzmir Sekreteri Şengül Baysak, İzmir Güç Birliği Platformu Başkanı Fatoş Yiğitel ve İZİKAD (İzmir İş Kadınları Derneği) Başkanı Huriye Serter günün anlam ve önemine binaen konuşma yaptı. Etkinliğe; Köy Koop Başkanı ve Başkan Soyer’in eşi Neptün Soyer, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)İzmir Milletvekili Bedri Serter, CHP’li ilçe belediye başkanları, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Özuslu, Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Sözcüsü Nilay Kökkılınç, CHP’li meclis üyeleri ve yüzlerce kadın katıldı. Ayrıca Büyükşehir’de yapılan program dışında, İzmir’in çeşitli noktalarında kadına yönelik şiddete karşı yürüyüşler yapılırken, İzmir’deki kadınlar tek ses oldu.
“Şiddet yaşamın her yerinde devam ediyor”
Protokol imza töreni öncesinde Büyükşehir belediyesi binası önünde yapılan programa katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “25 Kasım’dan 1999 beri kadınlar dünyanın her yerinde sokaklara meydanlara erkek şiddetine karşı durabilmek için seslerini çıkartmak için her yerde varlıklarını gösteriyor. Farklı yüzlere bürünmüş, cinsiyetçi erkek egemen anlayışa karşı kadınların tüm dünyadaki haykırışı bu tarihten önceye dayanıyor. Dünyadaki tüm baskıcı rejimler karşısında kadınların verdiği bu özgürlük mücadelesi sadece kadınları değil, aynı zamanda demokrasi ve barışı temsil eden tüm toplumsal kesimlere de öncülük etti. Çünkü kadına yönelik şiddetin arttığı ülkeler aynı zaman barışın demokrasinin adalet ve özgürlüklerin de tehdit altında olduğu eril bir yönetim anlayışının olduğu ülkelerdir. Kadın mücadelesine sahip çıkmak kendimize ve özlediğimiz, hayal ettiğimiz toplumsal yaşama sahip çıkmak demektir. Bugün kadınlara dönük ayrımcılık ve şiddet ailede, sokakta, siyasette, iş yaşamında yaşamın her yerinde devam ediyor. Sadece Ekim ayında 23 kadın ve 2 çocuk, 2019 da 300’e yakın kadın öldürüldü. Bu korkunç tablo en temelde siyaset kurumunun, devleti yönetenlerin sorumluluğu ve cinsiyetçi kirli bir zihniyetin sonucu. Bu tabloyu değiştirmenin ilk adımı aileden başlar. Bunu topluma yaymak kamu gücünü elinde bulunduran başta kadın örgütleri olmak üzere ilgili bütün STK’larla ortaklaşmayla olmalı” dedi.
İzmir bir kadın şehri
İzmir’in bir kadın şehri olduğunu vurgulayan Soyer, “İzmir bir kadın şehri. Çünkü bu şehir adını tarihin ilk örgütlü kadın hareketi olan Amozonlardan, Amazon kraliçesi Smyrna’dan alıyor. Artemis bu şehrin kadın kimliğinin çok önemli diğer parçası. Efes Selçuk Artemis’in heykelini tekrar 20 yıl önce kaldırıldığı noktaya diktik oradan geliyoruz. Büyükşehir belediyemiz ilk günden beri bu topraklardaki kadın mirasına sahip çıkmaya çalışıyor. Kadına şiddetin önlenmesi, kadının yaşamın her alanında daha görünür olması ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularında etkin çalışmalar yapıyoruz. Şiddete maruz kalan kadınların acil yardım hattını arama konusunda bir iletişim kampanyasını, inşaat mühendisliği alanında kadınları güçlendirmek üzere yapılan beyaz baretli kadınlar projesine katkı veriyoruz. Büyükşehir otobüslerinin koltuğundaki kadın şoförlerimizle sadece erkeklere aitmiş gibi görünen mesleklerde toplumsal algıyı kırıyoruz. Üretici pazarlarıyla kadınların kıymetli emekleriyle ürettiği ürünleri İzmirlilerle buluşturuyoruz. 2 kadın sığınma evimiz bulunuyor, kadına destek evi projelerimiz var, birçok ilçemizde kadın dayanışma merkezleri kuruyoruz. Erkekler başta olmak üzere onlar için eğitim planı yapıyoruz. Kamu spotları ile toplumsal alanlarda konuyu sürekli diri tutmaya devam edeceğiz. Toplumsal cinsiyet eşitliği komisyonumuz kadınlarımızın hizmetlerden eşit yararlanmalarını sağlamak için çalışmalarını sürdürüyor. Kadınlar bu toplumun yarısını oluşturmakla kalmıyor, köylüsünden kentlisine alın teri ve emeğiyle yaşamımıza yön veriyor. Kadına yönelik şiddet başta olmak üzere her türlü şiddetle mücadelede her türlü çabayı göstermeye sadece İzmir için değil ülkemiz için çok önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz” diye konuştu.
İnsan hakları ihlali
İzmir Kadın Kuruluşları Başkanı ve İzmir İş Kadınları Derneği Başkanı Huriye Serter ise, “Dünya sağlık örgütüne göre kadına yönelik şiddet cinsiyete dayanan ona zarar veren her türlü davranış olarak tanımlanıyor. Kadına yönelik şiddet bir insan hakları ihlalidir. Bu ihlalin önlenmesi için İstanbul sözleşmesi önem taşımaktadır. 1999 yılında bu sözleşmeyi imzalayan ilk ülke biz olmamıza rağmen sözleşmenin ülkemizde uygulandığı söylenemez. Eğer uygulansaydı Emine Bulut, Asiye Güzel, Merve Kotan hayattaydı. Kadınlar hayatta kalsın istiyorsak ülke olarak yönetim olarak bu sözleşmeyi uygulamak zorundayız” şeklinde konuştu.
Protokol imzalandı
Daha sonra Büyükşehir Çetin Emeç Salonu’na geçen Tunç Soyer, İzmir Barosu’yla şiddet mağduru kadınlara yönelik güçlendirme ve farkındalık çalışması yapmasını sağlayacak ‘ortak hizmet protokolü’nü imzaladı. Protokol imza töreninde konuşan Başkan Soyer, çok anlamlı bir protokolü imzaladıklarını söyledi. Baro ile kardeş kuruluş gibi çalıştıklarını dile getiren Soyer, “İzmir Barosu insan hakları konusunda İzmirin ve hukukun yüz akı oldu. Kadın karşı şiddet için ortak protokolle, şiddetin önünde bir güç oluşturmayı planlıyoruz. O yüzden de karşılık sorumluluklar edineceğimiz bir protokol imzalayacağız” dedi.
Soyer’den kadın sığınma evi sözü
İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel ise İzmir’deki kadın sığınma evi yetersizliğini değinerek Başkan Soyer’den kadın sığınma evi yapılması konusunda söz aldı. Yerel seçimlerden önce İzmir’in insan haklarının başkenti olsun diye yola çıktıklarını vurgulayan Özkan Yücel, şöyle devam etti: “Bu konuda Büyükşehir’den de desteğimizi almıştık.  Bugün yaptığımız şey tam da verdiğimiz sözün yerine getirilmesi çabasının bir meyvesidir. Merkezi iktidardan acil önlem paketinin açıklamasını bekliyoruz. İstanbul protokolü uygulansın istiyoruz. Ama merkezi Hükümet bunu etkisizleştirmek için her şeyi yapıyor. Nafaka hakkını kadının elinden almak isteyen, istismar mağdurlarının istismarcısıyla evlendirmek isteyen bir yapıyla karşı karşıyayız. Kadına şiddete karşı bir güç oluşturmada  Türkiye’de bir ilk olmak istiyoruz. Kadın hakları komisyonumuz istisnasız ara vermeden çalışıyor. Şiddeti ortadan kaldırmak ortak hedefimiz, engel olamadığımız yerde cezalandırmak. Biz bunun için çalışmaya devam edeceğiz."
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum