Reklam
Reklam
Reklam

Haberimiz olsa uyarırdık

İYİ Parti Grup Başkan Vekili ve İzmir Milletvekili Müsavat Dervişoğlu, CHP’li Urla Belediye Başkanı Burak Oğuz’un FETÖ’den tutuklanması ve belediyeye kayyum atanmasıyla ilgili ilk kez konuşarak, “Daha önceden böyle bir şeyden haberimiz olsa CHP’yi uyarırdık” dedi

Haberimiz olsa uyarırdık
07 Ocak 2020 - 14:24 - Güncelleme: 07 Ocak 2020 - 14:56
Reklam

KENAN YEŞİL

İYİ Parti Grup Başkan Vekili ve İzmir Milletvekili Müsavat Dervişoğlu İl Başkanlığında İzmir ve ülke gündemdeki konular ile ilgili açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, ekonomi üzerinde iktidarı eleştirirken, Libya’ya asker gönderilmesi konusunda tezkereye kabul oyu kullanan AK Partlilerin Tezkere’nin içeriğine bilmeden oy kullandığını söyledi. İzmir gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, Gökdelen konusunda İYİ Parti’de ilk konuşan isim oldu. Dervişoğlu, gündemi oldukça meşgul eden Urla Belediye Başkanının tutuklanmasına ve kayyum atanmasına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Tunç Soyer ile görüşecek

İzmir gündemine ilişkin açıklamalarda bulunan Dervişoğlu, “Yağmur yağdığında bir takım sıkıntılar yaşanıyor. Altyapı yetersizliğinden dolayı su kesintileri oluyor. Altyapı gözden geçirilmeli. Devlette devamlılık kadar belediyelerde de devamlılık önemli. Eksikliklerin giderilmesi noktasında üzerimize düşen sorumlukları yerine getireceğiz. Yerel politikalara, yerel projelere ve fizibilite projelere itibar edilmesi bizim beklentimizdir. Kentimizin de önemli sorunları var. Cuma günü Büyükşehir belediyesine ziyaret edeceğim. İzmir’in derdine derman olabilecek adımlar atmaya gayret edeceğiz. Deprem dendiğinde hep İstanbul akla geliyor ama İzmir’de bu konuda önemli bir fay hattı üzerinde bulunuyor. İzmir’de binalar gözden gerilmeli, sağlamlığı kontrol edilmeli. Termal zenginliği olan yerlerde deprem kaçınılmazdır. İzmir’in önemli bir termal zenginliği var. Bu alanda hassasiyetimizi ortaya çıkartacak paniğe yol açmayacak söylemler geliştirecek bir bakış açısı gerekiyor” dedi.

Haberimiz olsa CHP’yi uyarırdık

CHP’li Urla Belediyesi Burak Oğuz’un FETÖ’den tutuklanması ve belediyeye kayyum atanmasıyla ilgili ilk kez açıklamada bulunan Dervişoğlu, “Daha önceden böyle bir şeyden haberimiz olsa CHP’yi uyarırdık. Bu hükümetin iş birliği yaptığı adamlar arasında Urla Belediye Başkanından daha çok FETÖ’cü vardı. Hükümetin bu alanda karnesi bozuk başkasına not vermeye kalkmasın. Urla’dan bir FETÖ’cü çıktı diye sen konuşamazsın. 2013’e kadar FETÖ’cülük serbest sonra özel bir yasa çıktı da siz yasakladınız mı? 2013’te ne olduklarını gördük diyorlar peki, ondan önceye kadar ne olacak. Sonradan anladık ki hırsızlık suçmuş diyorsunuz bu olmaz” İfadelerini kullandı.

Gökdelen için Referandum önerisi

Pasaportta yapılması planlanan Gökdelen Projesine İYİ Parti olarak ilk kez konuşan Dervişoğlu, vatandaşa sorularak referandum önerisinde bulundu. Dervişoğlu“Gökdelen projesi İzmir’in bağrına saplanan bir kazıktır. İzmir’in yüzde 53’ünde yeni yerleşim alanları oluşturabilme imkanımız var. Kentin siluetini bozacak Gökdelen yapılmasını sıcak bakmıyorum. Jeolojik yapısı da buna uygun değil. İzmir’in doğasının, denizinin siluetin korunması anlamında siyaset yapıyorum. Bir de kentin kültürü koruması gerekiyor. Kültürü yaşatmak için anılarını yaşatmak gerekir. Anılarla oynarsınız İzmirlinin değerleriyle oynarsınız. İzmir’de macera peres adımlar atılmamalı. İzmir halkına bu sorulsun. Referandum yapılsın” şeklinde konuştu.

Ekonomi eleştirisi

Ülke gündemine ilişkin açıklamalarda bulunan Dervişoğlu, “Türkiye bölgemizden kaynaklı önemli sorunlarla boğuşmaya devam ediyor. Ekonomik, sosyal ve dış politikadan kaynaklı handikaplar ve sorunlar var. Ülkemizin içinde bulunduğu bu sorunları aşamayacak bir yönetim var. Çözüm üretebilmek adına siyasi kurumların çalışmaları var. İYİ Parti olarak temel problemlerle ilgili çözüm önerileri hazırlamak için çalışmalar düzenliyoruz. Heyetlerle sorunları derinlemesine tartışıyoruz. Ekonomik problemlerin en başında enflasyon geliyor. TÜİK verilerine bakılara belirlenen enflasyon yüzde 12 civarında ifade ediliyor. Hanelerde ise yüzde yüzde 25’lerde hissediliyor. Tencere kaynamıyor. Elektriğe, doğal gaz faturaları ödenemiyor. Temel tüketimdeki fiyat artışları da asgari olarak yüzde 25 seviyelerinde arttı. Ekonomide çok iyi mesafe aldığımız iddiasında bulunuyor. Ama rakamlar öyle söylemiyor. Kredi alacakları 147 milyar liraya çıkmış. 2017 Temmuz ayında 117 milyar liraymış. Sanayide 1 milyon çalışan azalmış. 5 yılda 2 milyon kişi işsiz kalmış. Tüketim kredisini ödemeyen 2.5 milyon kişiye çıkmış durumda. İşsizlik yüzde 14’e çıkmış. Genç işsizlik yüzde 25 seviyelerinde. Asgari ücret değerlendirmesi yapıldığında 2008 yılında 410 dolar iken 2011 yılında 407 dolar iken, bugünkü asgari ücret 356 dolara düşmüştür. Türkiye ekonomisi bu iktidar yönetiminde hızla küçülüştür ve büyüme sıfırdır. Böyle bir ekonomiyi ben iyi yönetiyorum diyen iktidar şapkayı öne koymalı doğru uygulamaları devreye sokmalıdır” dedi.

“Yerli oto için firmalar birleşsin”

Yerli otomobil konusunu değerlendiren Dervişoğlu, bu girişimi doğru bulduklarını ancak genç kalındığını dikkat çekti. Otomotiv sektörünün geleceği için tavsiyede bulunan Dervişoğlu, “Yerli oto girişimi doğru ama geciken bir girişim. Bunda adı ve imzası bulunanları takdir ediyoruz. Hükümeti bir takım gerçekleri görmeye davet ediyoruz. Otomotiv sektöründe dünyada büyük şirketlerin birleştiğini görüyoruz. Rekabet edebilmek adına firmaları birleştiriyorsa bugün işin başında hükümetinde böyle bir tedbiri yaşama geçirmeleri gerektiğini inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Gündem değiştirmek isteniyor

Kanal İstanbul Projesi ile ilgili açıklamalarda bulunan Dervişoğlu, “Kanal İstanbul Projesi için çalışmalar yapan bakanlıklar bu konuda 33 üniversiteden 200 den fazla bilim adamından görüş aldıklarını söylediler. Biz televizyonda bunları görmüyoruz. Kanal İstanbul Projesi, ekosistem anlamında ciddi sorunlar getireceği gibi dış politikada Türkiye’nin başına bela olması konusunda ülkemizin başına sıkıntılar getirecek. Bunu yapılabilirliğine bile ihtimal bile vermiyoruz. Bu tartışmalar gündem değiştirme tartışmaları olarak değerlendiriyoruz” dedi.

“Libya tezkeresinin içeriği bilinmiyor”

Libya’ya asker gönderilmesi ile ilişkin meclisten geçen tezkere konusunu değerlendiren Dervişoğlu, “İyi parti olarak Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması anlaşmasına onay verdik. Mavi vatan olarak bahsettiğimiz alana sınırı olan bütün ülkeleri ilgilendiriyor. Libya ile gerçekleştirdiğimiz anlaşma başlı başına çözüm değildir. İstikrarın sağlanması diğer ülkelerinde hem fikir olmasını ve ikna edilmesi gerekiyor. Türkiye başta olmak üzere, Suriye, Lübnan, Mısır, Libya, tanınırsa Filistin, Yunanistan ve Kıbrıs gibi sınırı olan bu ülkeler dahil olmalı. Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması anlaşmasını kabul ederken Türkiye’ye diplomatik alan açıldığını dolaysıyla diğer o ülkelerle iyi ilişkiler içerisinde olunması gerektiğini söylendi. Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması anlaşması ile asker gönderilmesini birbirine karıştırdılar. Tezkere hayır oyu verdik. Ciddi tartışmalar yaptık. Dış İşleri Bakanımızla yaptığımız görüşmede, bu davet mektubu üzerine Libya’ya gideceksek davet mektubunda yazılanlar hangi unsurları içerdiğini bizlere söylemesini istedik. Cumhurbaşkanından izin almadan bunu söylemem mümkün değildir dedi. İçeriğini bilmeden lehinde oy kullanılması istendi. İçeriğini AK Partililerde bilmiyor. Tezkereye evet oyu verdiler. Bu Türkiye’nin geleceği ile ilgili önemli bir kararı işaret ediyor. Başkansını talimatı ile İYİ Parti hiçbir kararı hayata geçirmez diyerek hayır oyu verdik. Libya’ya TBMM kararıyla asker gönderme yetkisi Cumhurbaşkanına verildi. Libya’ya kaç asker gidecektir. Sayısı, sınıfı, statüsü ne olacaktır. Nerede konuşlanacaktır. Hangi yol kullanılarak bu askerler oraya sevk edilecek. Cevabı belli değil. İç Savaşın yaşandığı Libya’da bugün yönetimi elinde bulunduran iktidarın diğer güçler tarafından ele geçirilmesi durumunda bizim askerimiz tavrı ne olacaktır ve bunun zaman sınırı nedir dedik. Ucu açık denildi. Bu soruların cevabını sadece bir kişi biliyor. Bir milletin kaderi bir kişinin iki dudağının arasında terk edilemez. Bunu mümkün kılan şey bu sistemdir. Türkiye bugün ne olduğu belli olmayan Cumhurbaşkanı hükümet sistemini tartışamaya açmalı parlamenter sisteme geri dönüşü için çalışma başlatılmalı. Irakta bir takım adımlar atıldı sonucu belli. Suriye’de bir takım adımlar atıldı sonucu belli. 4.5 milyon Suriyeli ülkemizde. Maliyeti 40 milyar dolar. Bize göre 58 milyar dolara açmıştır. Libya meselesi ile yeni bir göç dalgası gündeme gelmiştir. Macera perest projelere finanse edecek gücümüz yok” diye konuştu.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum

test