Reklam
Reklam
Reklam

"Felakete doğru gidiyoruz"

Günlük 50 bin vaka sayısına ulaşan Türkiye’de, kontrollü normalleşme sürecinin iflas ettiğini belirten İzmir Tabip Odası Başkanı Lütfi Çamlı, “Bir felakete doğru gidiyoruz. İzmir’de günlük vaka sayıları 1 ayda 280’lerden, 1400’lere çıktı. Yoğun bakımlar 20 günde doldu. Tam kapanma hızlı bir şekilde hayata geçmeli” dedi

"Felakete doğru gidiyoruz"
08 Nisan 2021 - 07:30
Reklam
 

SERCAN ÖZİPEKÇİ (ÖZEL HABER)

Tüm Türkiye’de Kovid 19 salgını etkisini her geçen gün artırırken, günlük vaka sayıları 50 bine ulaşmış durumda. Kontrollü normalleşme sürecinin başlamasının ardından, varyant virüslerin de etkisiyle vaka sayılarında ciddi bir artış yaşandığını ve üçüncü bir pike doğru gidildiğine vurgu yapan sağlık çevreleri, son olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi Bilim Kurulu’nun da gündeme getirdiği gibi ülke genelinde ez az 1 ay süreyle uygulanacak bir tam kapanmanın gündeme alınması gerektiği konusunda uyarıyor.

“Normalleşme iflas etti”

Salgındaki son süreçle ilgili değerlendirmelerde bulunan İzmir Tabip Odası Başkanı Lütfi Çamlı, Türkiye’de son durum itibarıyla günlük 50 binlere yaklaşan vaka ve 200’den fazla vefat eden kişi olduğunu belirterek, “Bir ay önce, mart başında vaka sayısının 9 bin civarında, vefat sayısının da 60 civarında olduğunu düşünürsek, kontrollü normalleşme denilen süreçte gelinen nokta gerçekten vahamet. Bir felakete doğru gidiyoruz. Hükümetin kontrollü normalleşme planı iflas etmiş durumda. Şu ana kadar alınan etkin bir tedbir de yok. İzmir için alınan tek tedbir cumartesi günü sokağa çıkma kısıtlaması. Bununla pandemide etkin bir önlem olamayacağını biliyoruz. Samsun, Ordu, Giresun gibi iller bunu martın başından beri uygulamalarına rağmen vaka artışları devam ediyor” dedi.



“Sorumlular istifa etmeli”

İzmir ve diğer tüm illerde varyant virüslerin yüzde 70 oranında dominant hale geldiğini belirten Çamlı, “Varyant virüsün çok daha hızlı bir bulaşıcılık gösterdiğini de biliyoruz. İzmir’de de vaka sayıları günlük 280’lerden, 1400’lere çıktı 1-1,5 ay içerisinde. Bu kadar ciddi bir artış olmasına karşın İzmir özelinde de herhangi bir ciddi tedbir alınmadı. Oysaki yerinde yönetim denilen bir uygulamaya geçilmişti ve İl Hıfzıssıhha Kurulu bu artış çerçevesinde bazı kuralları hayata geçirebilirdi. Ama şu an görüyoruz ki, cafeler, restoranlar, AVM’ler, halı sahalar hepsi açık. Belki Ramazan Ayıyla beraber cafe ve restoranlar paket servise geçecek. Bu tip bir kısıtlama katlanarak artan bir pandemiyi durdurmak için yeterli olmaz. Buna karşılık baktığımızda aşılama oranlarımız da henüz toplumsal bağışıklığı sağlamaktan çok uzak. Yüzde 11-12’lerdeyiz aşılamada. Toplumun yüzde 75’ini aşılamamız zaten bu yıl içinde hiç mümkün görünmüyor. Gelecek yıla da olur mu olmaz mı tartışılıyor. Kaldı ki aşı temininde de ciddi sıkıntılar var. Dolayısıyla bir bağışıklık da elde etmiş değiliz, toplumsal bağışıklıktan uzağız. Aşıların mutasyona ne kadar etkili olacağı konusunda da bir bilgimiz yok. Kısacası, giderek katlanarak artan bir vaka sayısı ve vefat sayıları var. Bu sayılarla Türkiye, dünyada ve Avrupa’da ilk 3’te yer alıyor. Yeni vaka çıkışı açısından da neredeyse dünya birincisi olduk. Üçüncü bir pike gittiğimiz, vakaların sürekli artacağı, derhal acil tedbirlerin alınması gerektiği defalarca söylendi. Buna karşın bırakın tedbir almayı, kontrollü bir normalleşme hayata geçirildi. Gelinen noktada pandeminin yönetilemediği bir gerçek ve her gün 150-200 vatandaşımızı kaybediyoruz. Sorumlular, eğer sorumluluklarını yerine getiremeyeceklerse istifa etmeliler. Çünkü gerçekten içiniz yanıyor, bu kadar vatandaşımızın kaybedilmesinden dolayı. Artık kontrollü normalleşme sürecinin değil, kontrollü kapanma sürecinin, hızlı bir şekilde kapanma sürecinin hayata geçmesi lazım. Fakat bu kapanma sürecinde mutlaka, kapanma sürecinden etkilenecek toplum kesimleri, başta kırılgan kesimler, yoksullar, işsizler, yaşlılar, engelliler ve buradan ekonomik anlamda sıkıntı yaşayacak işçiler, esnaf sosyal ve ekonomik destek paketleriyle desteklenmelidir” diye konuştu.

“20 günde yoğun bakımlar doldu”

İzmir’de yoğun bakım doluluk oranları şu anda fule yakın. İzmir’de kovid 19 için ayrılmış olan yoğun bakım servisleri, dün ben konuştum üniversite ve eğitim araştırma hastaneleriyle, sadece bir hastanede, bir yatağın boş olduğunu, diğer tüm yerlerin dolu olduğunu söylediler. Yoğun bakım servislerin tamamen dolması 20 gün içinde oldu, 20 gün önce yoğun bakımlarda hasta yoktu. Sadece 1-2 hasta vardı. Kovid 19 için ayırdığımız yoğun bakımları ve yatakları vaka sayıları çok düşünce ocak ayında, kovid dışı hastalara tahsis ettik. Kovid dışı hastaların tedavisi ve ameliyatları yapılmaya başlandı ama vaka sayıları tekrar artınca, yeniden bu kovid dışı hastalara tahsis edilen yoğun bakım ve yataklar kovid 19 hastalarına tahsis edilmeye başlandı. Ve şu an tahsis edilenler de doldu. Sadece İzmir’de de değil Ankara’da da doldu, İstanbul’da da doldu. Şu an bu 3 büyük şehirde de yoğun bakımlarda boş yatak yok, ful dolu denebilir. Kontrollü normalleşmenin faturası ağır oldu. Baktığınız zaman 700-800’lerde olan ağır hasta vakası, şu an 2000’leri geçmiş durumda. Son rakam 2300-2400 civarındaydı. Katlanarak artıyor. Şu an aktif hasta sayısı 380 binlerde. Böyle bir vaka artışı var da, ne planlanıyor? Ya da ne öneriliyor? Hükümet tam kapanmayı ne zaman konuşacak? Hükümet için ne zaman ek tedbirler alınma ihtiyacı doğacak? Ben de bunu merak ediyorum. Daha ne olmalı, ne bekleniyor? Şu anda bir efektif tedbir alınsa bile, o tedbirlerin sonuçlarını almamız en az 10-15 gün alır. Tam kapanmayla belki her şey biter diyemeyiz ama çok ciddi olumlu bir sonuç alınacağını düşünüyoruz. Siz hafta sonu 2 gün sokağa çıkma kısıtlaması koyuyorsunuz ama hafta içi 5 gün hayat tüm hızıyla devam ediyor. Bunun bir etkisi olabilir mi?
 
Reklam

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum

test