Reklam
Reklam
Reklam

"Enflasyon daha fazla yükselemez"

Nisan ayı enflasyon rakamlarını değerlendiren Prof. Dr. İbrahim Attila Acar, enflasyonun limitlerine dayandığını ve sonraki aylarda artış beklemediğini belirterek, vatandaşlara “Enflasyonun düşmesi için yerli malı ürünlere yönelin” çağrısında bulundu

"Enflasyon daha  fazla yükselemez"
04 Mayıs 2021 - 05:24
Reklam
SERCAN ÖZİPEKÇİ 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Verilere göre, enflasyondaki yükseliş ivmesi devam ederken, kasım ayında başlayan yükseliş serisi yedinci aya taşındı. Tüketici fiyat endeksi nisan ayında yıllık yüzde 17,14, aylık yüzde 1,68 arttı. Yİ-ÜFE ise Aralık 2020’ye göre yüzde 12,91, geçen yılın nisan ayına göre yüzde 35,17, aylık bazda yüzde 4,34 artış kaydetti.

Müdahale kolay değil

Katip Çelebi Üniversitesi Prof. Dr. İbrahim Attila Acar, “Bir söz var ya perşembenin gelişi, çarşambadan bellidir diye. Merkez Bankası Başkanı açıklama yaptı geçen hafta. Yıllık enflasyon tahminlerini yüzde 9,4’ten, yüzde 12,2’ye çıkardılar. Türkiye’nin yıllardan beri bir psikolojik rakamı vardı: Tek haneli rakamlar. Daha önce ekonomi iyiyken her şey yolundayken, yüzde 5’ti bu rakam. Yüzde 3-5 arası enflasyon, yüzde 3-5 arası faiz. Bu aralarda götürmek istiyorlardı ama olmadı. Özellikle 2013 yılından sonra yaşanan Gezi Olayları Türkiye için çok hızlı oldu. Üstüne 15-25 Aralık olayları, 2016’da 15 Temmuz darbe girişimi, 2018’de papaz krizi derken bir de pandemiye yakalandık. Ülke şu anda ekonomi anlamında yaralı, biz normal hayat fonksiyonlarını yürütmesini bekliyoruz. Bu sıkıntılı bir süreç, ondan dolayı enflasyona daha aktif ve dinamik şekilde müdahale etmek çok kolay değil” dedi.



Mevsim geçişi etkisi

Mart, nisan ayı enflasyon oranlarının genelde yüksek çıktığına dikkat çeken Prof. Dr. Acar, “Burada yüksek çıkmasının iki tane sebebi vardır. Bir, mevsim geçişidir bu dönem. Mevsim geçişi olduğu çim kıyafetlerde, yeni sezonun ürünleri gelmiştir. Fiyatlar yüksektir. Yüzde 13-15 civarında bu ürünlerin fiyatları artmış.  İkincisi de tarımda yeni mahsul ürünlerin gelişi. Nisanda en fazla zam domateste olmuş. Bakkalda, markette 10 liranın altında meyve sebze yok neredeyse. Yeni sezonun ürünleri çıkmaya başladı. Erken örtü altı gelen ürünler de yüksek fiyatlı oluyor. Bu, enflasyonun yüksek çıkmasının da bir nedeni. Burada en dikkat çekici olanlardan biri de ulaştırma. Ulaştırma fiyatlarında yüzde 29,31’lik bir değişim yaşanmış. Bunun en büyük sebepleri olarak, pandemi nedeniyle fiyatların yükselmesi, hijyen koşullarının oluşturulması, yolcu kapasitelerinin azalması görülüyor” diye konuştu.

Yaz etkisi önemli 

Şu anda enflasyonun limitlerine geldiğini düşündüğünü söyleyen Prof. Dr. Acar, “Bu enflasyon yüzde 17,14 rakamından daha fazla yükselmez. Bundan sonra artık belli bir stabilite olacaktır. Merkez Bankası enflasyon hedefini yüzde 12,2 olarak belirlemişti, o rakamın yakalanabilmesi için bizim haziran, temmuz, ağustos ayı enflasyon verilerimizin yüzde 8-9 falan olması lazım ki buradaki yüksekliği oradan kapatalım, düşürelim. O yüzden o aylara kadar dayanmamız lazım” ifadelerini kullandı.

“Yerli ürünlere yönelmeliyiz”


Vatandaşın da yerli ürünleri tercih etmesinin, enflasyonun düşmesinde etkili olabileceğini belirten Prof. Dr. Acar, “Neden yerli ürünler? Çünkü ithal ettiğimiz her ürünün karşılığında biz döviz ödüyoruz. Dövizi ya borçlanarak elde ediyoruz ya da ihracat yaparak. İhracat yapabilmemiz için malımızın olması, üretim yapmamız lazım ama pandemi koşullarında üretim kolay değil. O yüzden yerli malı tercihini de bu dönemde artırmak lazım. Mümkün olduğu kadar yerli üretimle de yolumuza devam etmemiz, enflasyon konusundaki mücadelede halkın üzerine düşen en büyük görev olarak karşımıza çıkıyor” dedi. HABER MERKEZİ

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum

test