Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

El halıcılığı teknolojinin kurbanı oldu

Türklerin dünyaya kazandırdığı, ata kültür mirası olan el halıcılığı günümüzde bitme noktasına geldi. Sarayları süsleyen, çeyizlik malzeme olarak görülen el halıları günümüzde ise tarihi eser gibi bir algıyla rağbet görüyor, yerde değil duvarda sergileniyor. Ayrıca köylerde el halıcılığı yapanların sayısı ise günden güne düşüyor

El halıcılığı teknolojinin kurbanı oldu
27 Nisan 2020 - 08:04
Reklam

KENAN YEŞİL-ÖZEL HABER

Türk kültürünün önemli eserlerinden olan el halıcılığı günümüzde unutulmaya yüz tuttu. Orta Asya’da hayvancılıkla uğraşan Türklerin Kavimler Göçü sonrası Anadolu topraklarına getirdiği el halıcılığı kültürü, eski günlerini mumla arıyor. Osmanlı döneminde sarayları süsleyen el halıları, uzun bir süre ana kalem bir çeyizlik malzemesi olarak görülse de günümüzde ise dekoratif bir ürün haline geldi. Gelişen teknoloji ve değişen toplumsal hayatın el halıcılığını olumsuz etkilediğini belirten İzmir Halıcılar ve Yer Döşemecileri Derneği (HALIMDER) Başkanı Abdullah Naci Ölçen, “Evlerin olmazsa olmazı olan el halısında metrajlar küçüldü. Çünkü evlerin metrajı küçüldü. El halısı tarihi esermiş gibi bir algıyla rağbet görüyor. Yerde değil duvarda sergileniyor. El halısı geriye giderken makine halısı ön plana çıktı” dedi.

El halıcılığı bitme noktasında

El halıcılığının ata kültür mirası olduğunu vurgulayan HALIMDER Başkanı Abdullah Naci Ölçen, ancak son yıllarda el halıcılığın geriye doğru bir ivme kazandığını söyledi. El halıcılığının bitme noktasına geldiğini dikkat çeken Ölçen, “Bunun en önemli nedenlerden bir tanesi teknolojik gelişmeler ve toplumun sosyalleşmesi. Köylerden şehirleri göç el halıcılığını bitme noktasına getirdi. Örneğin el hasılını köyde dokuyan dokumacı genellikle kızlarımız veya annelerimizdir. Üretici bunlara ipliğini alır, desenini götürür ve halıda bunu işlemesini ister. O kız onu tek başına en hızlı 4 ayda olmak üzere dokur. Buna mukabil aldığı ücret 300 ila 500 lira arasındadır. O para yetmediği için ve teknolojik gelişmelerle dünyadan haberdar olmaya başlayınca şehirde iş buldu. Köydeyken SGK’sı ödenmiyordu. Aynı kişi bir ay çalışarak en az asgari ücretten kazandı ve SGK’sı oldu. Eskiden tahsilde yapamıyordu artık üniversiteye gitmeye başladı. Bu sosyal imkanları kullanınca orada dokumacı kişi kalmadı. Talep fazla arz az olunca kalanlar dokumaları daha yüksek ücretle talep etmeye başladı. Dolayısıyla dünya ile rekabet gücü azaldı. Dünyaya kazandırdığımız ata kültür mesleğimiz El halıcılığı günden güne bitti” dedi.


Tarihi eser gibi rağbet görüyor

Orta Asya’da hayvancılıkla uğraşan Türklerin yün ve iplik elde ederek el halıcılığını başlattığının bilgisini veren Ölçen, Türkler tarafından halıcılığın dünyaya yayıldığını söyledi. El halıcıların büyük bir emekle işlediği halıların Osmanlı döneminde sarayları süslediğini aktaran Ölçen, uzun bir süre ana kalem bir çeyizlik malzeme olarak da görüldüğünü belirterek, “El halısı tarihi esermiş gibi bir algıyla rağbet görüyor. Yerde değil duvarda sergileniyor.Eskiden halı ana kalem bir çeyizlik malzemesi iken şimdi dekoratif bir ürün haline geldi. Üretilen halının metrajları küçüldü. Çünkü evdeki metrajlar küçüldü. Büyük evlerde yaşanılırken, günümüzde ise daha küçük evlerde daha minimal alanlarda bireysel yaşamlar başladı. Bu olaylar halıdaki metrajları küçüktü ve evde daha çok boş alan bıraktı. El halıcılığı bu süreç içerisinde sekteye uğradı” diye konuştu

Makine halısı gelişti

El halıcılığı geriye doğru bir ivme kazanırken makine halıcığının çoık geliştiğini değinen Ölçen, “Duvardan duvara halıcılıkta Belçika, makine halısında ise İngiltere Almanya, Mısır gibi ülkeler vardı. Amerika, Kanada gibi hem pazar olarak hem de üretim anlamında ülkeler vardı. Bu ülkelerden Gaziantep sıyrıldı ve makine halısında dünyada hakim durumuna geldi. Makine halıcıları el halısındaki desenleri çok hızlı bir şekilde bilgisayar ortamında bastılar. Seri üretim olduğu için çok daha ucuz mal ettiler. Dolayısıyla el halıcılarına bir olumsuz etki de oradan geldi” şeklinde konuştu.
 

Reklam

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum