Deprem enkazında yağma!

İzmir’de yaşanan deprem sonrasında ağır hasarlı binalar yıkılıyor ancak evlerinden değerli eşyalarını alamayan mülk sahipleri, enkaz bölgesinden hiçbir değerli eşyalarını bulamadığını belirterek flaş bir iddiada bulundu. Değerli eşyaların çalınmış olabileceğinden endişe eden depremzedeler, enkazda çalışanlardan şüpheleniyor

Deprem enkazında yağma!
30 Kasım 2020 - 15:01

KENAN YEŞİL

İzmir’de yaklaşık bir ay önce yaşanan deprem sonrasında bir yandan yaralar sarılırken bir taraftan ise ağır hasarlı olan binaların yıkımı sürüyor. Depremde evlerini kaybederek mağdur olan ve halen kayıplarının acısını yaşayan depremzedeler, bir taraftan ise enkaz alanında değerli eşyalarının kaybolmasından veya bulunamamasında şikayetçi. Bayraklı’nın Adalet Mahallesinde bulunan, depremde B ve C bloklarının ilk iki katı çöken ve evlerinden hiçbir değerli eşyalarını alamayan Cumhuriyet Sitesi sakinlerinden flaş bir iddia ortaya konuldu. Enkaz alanında mülk sahiplerinin alınmadığını ancak sadece hafriyatta görevli sarı yelekli ekiplerin girebildiğini aktaran Cumhuriyet Sitesi sakinleri, depremin üzerinden bir ay geçmesine rağmen hiçbir ziynet eşyalarına ulaşamadıklarını söylediler. Site sakini Emrullah Timur, 1.5 metrelik çelik kasasının halen daha bulunmadığını belirtirken, Serkan Sular ise değerli eşyalarının yerlerini ekiplere tarif ettiklerini ancak o bölgelerin talan edildiğini iddia etti. Apartman sakinlerinin iddialarına göre, ayrıca enkaz alanında bulunan çanta ve montların içleri açıldığı, cepleri boşaltıldığı belirtildi.


1.5 metrelik para kasası ortada yok!

1 aydır enkazda beklediğini ancak 1.5 metrelik çelik para kasasının dahi ortaya çıkmadığını aktaran site sakinlerinden Emrullah Timur, “Yatak odamda 1.5 metre boyunda çelik kasam vardı o kasa kayıp. Polise ve çalışanlara bildirmemize rağmen kayıp ve şu ana kadar da çıkmadı. İçerisinde altın, dolar, euro vardı 25 bin TL değerinde ziynet vardı. Annemden kalan elmas kolye vardı o da kayıp. Hiçbir şeyimizi alamadık. Bizi evimize giremeyeceğimizi söylediler. Emniyette mal bildirimi yaptık tutanaklarda yer aldı. Zararımızı telafi edecek kimse gelmedi. Çelik kasa nasıl kaybolur? Beni sokmadılar alana. Ben devlet güçlerimi kasamı emanet ettim kasam bulunsun diye ama halen daha çıkmadı. 3’üncü katta otuyorum. Bizim kata kadar yıktılar ama bizim katta beklediler. Bizi oyaladılar.  Bizi alana girmeyi yasakladılar. Yıkım ekibi çalışanları sarı yelek giyiyor. Yeleği olmayan gelip yelek alıp molozlara giriyordu. Bunu gördük. Yelekleri değiştirildiklerini gördüm. Ya o yeleklerde altın varsa ne olacak. Polislere yelek değiştirdiklerini söyledim ‘ne yapayayım görevli onlar’ diyor. Kimlik kontrolü bile yapılmadan molozların üzerine çıkıldı” dedii.


Kendi elimizle tarif ettik

3 bloktan oluşan sitenin B ve C bloklarının ilk iki katı çöktüğünü ve binanın yan yattığını dile getiren Site sakini Serkan Sular, A blokta bulunanlara eşyalarını alma izni verildiğini ancak B ve C bloktakilere izin verilmediğini söyledi. Depremin acısıyla değerli eşyalarının kurtarılması amacıyla ekiplere evlerinde bulunan değerli eşyaların yerlerini tarif ettiklerini ifade eden Sular, “Bize devlet yetkilileri molozların ilk önce burada inceleneceğini daha sonra hafriyat atım yerinde savcılık eşliğinde arama yapılacağı söyledi. Ama B ve C blokta hiçbir şekilde inceleme olmadan binalar yıkıldı. Dairemde geriye kalan bir ayakkabımı bile göremedim. O günü acısı ile biz kendi kendimize ele verdik.  Değerli eşyalarımızın yerlerini söyledik. Keşke söylemeseydik de değerli eşyalarımız çöpe gitseydi. Çünkü hiçbir değerli eşyamız çıkmadı, molozlar birbirine karıştı. Benim birikimim olduğu oda yıkılmamıştı. Kendi isteğimle girdiğime dair bir kağıda imza atayım ama değeli eşyalarımı alayım dedim ama izin vermediler.  Mağdurduk ama iyice mağdur edildik. Üstümüzdeki eşyalarımızla kaldık. Bunun araştırılmasını istiyoruz. Tutanaklarımızı emniyete giderek tutturduk. Devlet bizim ayağımızı gelebilirdi. Neden bizim ayağımıza gelip kriz masası oluşturulmadı. 1 aydır hiçbir değerli eşyamızı bulamadık. Evimde ciddi bir miktarda hem param hem de ziynet eşyam vardı. Polis tutanaklarında bunlar var” dedi.


Şaraplarımı içtiler

Site sakini Hüseyin Çanaklı ise evindeki ziynet eşyalarından bir tanesinin bile bulunmadığını ancak yurtdışından getirdiği cam şişedeki şarapların  bile kırılmadığını hatta hafriyatta çalışanların bu şaraplarını içtiğini belirterek, “Eşimle birlikte takı takmayı seven insanlarız. O gün hiçbir ziynmet eşyamızı takmadan çıktık. Depremde mağdur olduk şimdi kıymetli eşyalarımıza ulaşamayarak yine mağdur edildik. Hırsız muamelesi gördük, alanın etrafında bile dolaştırılmadık. Değerli eşyalarımızı alabilmek için ekiplere yerlerini tarif ettik.Serkan abi, Emrullah abi ve benim oturduğum daire yıkılmamıştı. Ekiplere o dairelerin molozlarını ayırmaları söyledik. Bize ‘Yarın sabah 10’da gelin dediler ama biz 9’da oradaydık ve gece orası talan edilmiş. Yurtdışından getirdiğim özel şaraplar vardı.Gece çalışmalarında molozlar üzerinde gözümün önünde evimde olan o alkolü molozlardan çıkardılar.  ‘Ne yapıyorsun’ dedim. ‘Abi dün bir tane çıktı biz içtik, Bunu da içelim siz ne yapacaksınız’ dedi. ‘Tamam onu nerden çıkardın’ diye sordum yerini gösterdi. Eşimin parfüm şişelerini buldum onları alabildim. Orası benim yatak odamdı. Cam şişe kırılmadan çıkabiliyor ama bizim ziynet eşyalarımız çıkmıyor. Şaraplarımız alıp alıp içtiler. Şimdi ise altınlarımız bulamıyoruz. Bir tane çeyrek altın çıkmaz mı? Çantaların hepsi açılmış, bir tane kapalı çanta çıkmadı. Emniyet görevlileri tesadüfen yaşam ünitesi parçalandığında DVD’yi görüyorlar. Kepçeyi durduruyor o sırada kepçe operatörün elinde poşetin içinde oğlumun 1 liradan oluşan 360 TL’lik parası bulunuyor. O poşet parçalanmadan çıkıyorsa her şey çıkar” dedi.


Keçe operatöründe evinden depremzedenin tableti çıktı

Kızının tabletinin kepçe operatörünün evinden çıktığını belirten site sakini Bülent Çakır, “9 yaşındaki kızımın iki tableti poşetin içindeydi. Burada çalışan kepçe operatörün eşi benim eşimi arıyor  ‘Sizin tabletleriniz bizde. Ben tableti açtım resimleri gördüm ve size ulaştım. Ben eşime tableti vereceğim’ diyor ve eşinin numarasını benim eşime gönderiyor. Eşimde kepçe operatörünün numarasını bana gönderdi. Burada buluştuk ‘bizim tabletler sizin evde ne arıyor’ diye sordum. O ise ‘Abi eşyaları kenara koyuyoruz ama kimin aldığı belli olmuyor. O yüzden biz eve götürdük, sizi bulmak içinşarja taktım tableti açtım, sizi uğraştık’ dedi. Bunu söyleyince de biz bir şey demedik. İyi niyetle aldığını söyledi” şeklinde konuştu.

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum

test