Reklam
Reklam

CHP, kadına şiddete böyle dikkat çekti

CHP İzmir Kadın Kolları Başkanı Nurşen Balcı, 25 Kasım Kadına Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, son yıllarda artış gösteren kadına şiddet olaylarına dikkat çekerek, kadın haklarının uygulanması için mücadelelerin devam edeceğini açıkladı

CHP, kadına şiddete böyle dikkat çekti

CHP İzmir Kadın Kolları Başkanı Nurşen Balcı, 25 Kasım Kadına Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, son yıllarda artış gösteren kadına şiddet olaylarına dikkat çekerek, kadın haklarının uygulanması için mücadelelerin devam edeceğini açıkladı

CHP, kadına şiddete böyle dikkat çekti
25 Kasım 2019 - 15:19
Reklam

SERCAN ÖZİPEKÇİ

Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları, 25 Kasım Kadına Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle 81 ilde eş zamanlı basın açıklaması gerçekleştirdi. İzmir’de açıklamanın adresi ise CHP İzmir İl Başkanlığı oldu. Tüm kadınlar adına açıklamayı, CHP İzmir Kadın Kolları Başkanı Nurşen Balcı okudu.

“Şiddete karşı susmayacağız”

25 Kasım’ın, 59 yıl önce Dominik Cumhuriyetinde diktatörlüğe karşı özgürlük ve hak mücadelesi veren Mirabel kız kardeşlerin, yönetimin askerleri tarafından tecavüz edilip, katledilmelerin ardından 1981’de toplanan Latin Amerika Kadın kurultayında kabul edildiğini söyleyen CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Nurşen Balcı, “Geçen 25 Kasım’dan bu yana, bu topraklarda kadına yönelik şiddet yine artarak devam etti. Kadınlar, her gün şiddete, tacize ya da tecavüze uğradı. 2019’un ilk on ayında 383 kadın öldürüldü. Bunlar sadece medyaya yansıyanlar… Cinayetler kadınların en yakınları tarafından işlendi. Bazıları uzaklaştırma kararlarına rağmen öldürdü. Yani Devlet kadını korumadı. İşte bu yüzden kadın cinayetleri politiktir. Biliyoruz ki; onlar ‘Eşit değilsiniz’ dedikçe kız kardeşlerimiz öldürülüyor. Onlar ‘Eşit değilsiniz’ dedikçe kazanımlarımız elimizden alınmaya çalışılıyor. Onlar ‘Eşit değilsiniz’ dedikçe emeğimiz yağmalanıyor. Bunlar yetmezmiş gibi, önümüzdeki günlerde yasalaşması konuşulan yargı paketine göre, nafaka hakkımız kısıtlanmak isteniyor. Amaç; kadının erkeğe bağımlı yaşaması, şiddetin her türlüsüne ses çıkaramaz hale gelmesi. Biz eşitiz, varız! Uğradığımız şiddete karşı susmayacağız. Bir kişi daha eksilmemek için mücadele edeceğiz ve kazanımlarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.” Geleceğimize ve hayatımıza sahip çıkmak için bir araya geldiğimiz ve şiddetsiz bir memleket hayal ettiğimiz bu günde biz daha çok bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Mirabel kardeşlerden günümüze şiddete, tacize ve tecavüze uğrayan, kahkahası yasaklanan, emeği değersizleştirilen kısacası şiddetin her türlüsüne maruz kalan kadınlar için mücadele ediyoruz ve edeceğiz” dedi.


“Yaşamak istiyoruz”

Balcı, kadına yönelik şiddetin son bulması için isteklerini şöyle sıraladı: “6284 sayılı koruma kanunu ve İstanbul Sözleşmesi’nin tam olarak uygulanmasını, iyi hal indirimlerine son verilmesini, sığınma evlerinin sayısının artırılmasını, ücretsiz danışmanlık, psikolojik ve tıbbi destek ile yasal yardımın yapılmasını, kadın istihdamını artırmak için güvenceli istihdam olanakları yaratılmasını, kadınların işe alım ve yükselmelerinde cinsiyetçi politikalardan vazgeçilmesini, kadın – erkek arasında yaşanan ücret eşitsizliğinin giderilmesini, medyanın, kadın ve çocuklara yönelik şiddeti bir malzeme olarak kullanmaktan vazgeçilmesini talep ediyoruz. Kısacası biz yaşamak istiyoruz.”

Mücadele devam edecek

 ‘Kadınlar dün haklarını almak için nasıl meydanları boş bırakmadılarsa bugün de meydanlarda olacak’ diyen Balcı, “Kadınlar için yaşamsal olan 6284 sayılı yasa ve İstanbul Sözleşmesi’ni uygulamamak için her yolu deneyenler karşılarında dayanışmamızın gücünü bulacak. Biliyoruz yolumuz uzun. Ama inanıyoruz ki mücadeleyi büyüttükçe yarınlarımız daha özgür olacak. Ve bugün 2019’un Türkiye’sinde bütün değerleri ile yağmalanmış bu memlekette, intihar haberlerinin, krizin, savaşın, hayatlarımızı ve haklarımızı hedef alan yasa tasarılarının ve artarak devam eden kadın ölümlerinin ortasında, 25 Kasım’ı Emine Bulut’un son sözleriyle anıyoruz: “Ölmek istemiyorum.” Gücümüzü Bolivya’dan, Şili’den, Beyrut’tan ve Türkiye’nin 81 ilinden alarak haykırıyoruz! Biz kadınlar, içine tıkmaya çalıştığınız kalıplara sığmayacağız. Yaşamımıza ve haklarımıza sahip çıkacağız. Bize biçtiğiniz roller için değil, hak ettiğimiz yaşam için var olmaya devam edeceğiz. Şiddete karşı kararlı duruşumuz, yetecek bu şiddet kültürünü değiştirmeye, yok etmeye” ifadelerini kullandı.

Açıklamanın ardından Narlıdere Belediye Tiyatrosu oyuncuları tarafından, kadına şiddet konulu bir oyun sergilendi.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum