Reklam
Reklam
Reklam

Atık depolama alanı kapatılmalı

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Katı Atık Depolama Tesisi’nin hemen altında meydana gelen heyelan ve derin çatlaklara ilişkin bölgede yapılan incelemede, 1992’de yapılan tesisin 10-15 yıl depolama ömrü olmasına rağmen halen vahşi depolama yapıldığı belirtildi. Kapasitesinin çok üzerinde oluşan günlük 2-4 bin ton arasında kontrolsüz çöp birikmesi ve bölgeden alınan topraklarla çöplerin örtülmesinin toprakta büyük bir baskı yaratabileceği ve bunun da çatlamalara yol açabileceği dile getirildi

Atık depolama alanı kapatılmalı
15 Nisan 2021 - 07:30
Reklam

KENAN YEŞİL-ÖZEL HABER

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Katı Atık Depolama Tesisi’nin hemen altında meydana gelen heyelan ve derin çatlaklar, Cumhuriyet Mahallesi sakinlerinin hayatlarını tehdit eder hale gelirken, bölge halkı çatlakların sebebi olarak çöp tesisinden kaynaklı olduğunu iddia etmişti. İzmir Büyükşehir Belediyesi ise heyelan ve derin çatlaklara ilişkin, TÜBİTAK tarafından yapılan analizler doğrultusunda hareketlenmenin Harmandalı Düzenli Atık Depolama Tesisi ile ilgisi olmadığına dair bir açıklama yapmıştı. Ancak TMMOB Jeofizik Mühendisleri İzmir Şubesi Yönetim Kurulu ve Sürekli Bilimsel Teknik Kurul Üyelerinden oluşan bir ekip bölgede incelemelerde bulundu ve saha gözlemlemelerinde elde ettikleri verilere ilişkin bir açıklama yaparak çatlakların oluşmasında tesisin etkili olabileceği dikkat çekildi. TMMOB Jeofizik Mühendisleri İzmir Şubesi tarafından yapılan açıklamada, atık depolama alanının ivedilikle kullanıma kapatılması ve modern atık bertaraf ve depolama uygulamaları hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulandı. Ayrıca Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi ve uzmanlar heyelan bölgesinde İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından detaylı bilimsel araştırma yapılması ve elde edilen sonuçların kamuoyuna şeffaf bir şekilde paylaşması gerektiğini değindi.

15 yıllık ömrü olan tesiste vahşi depolama devam ediyor

Jeofizik Mühendisleri İzmir Şubesi’nden yapılan açıklamada, şube yönetim kurulu üyeleri ve Sürekli Bilimsel Teknik Kurul Üyelerinden oluşan ve aralarında Jeofizik, Jeoloji ve Kimya mühendislerinin de olduğu bir inceleme ekibinin Cumhuriyet Mahallesi’nde ikamet eden vatandaşların ve Mahalle Muhtarı’ndan alınan bilgilere dayanılarak saha gözlemlemesi yapıldığı belirtildi. 1992 yılından beri işletilen tesisin azami 10-15 yıl depolama ömrü olan bir alan olarak belirlenmiş olmasına rağmen halen vahşi depolama yapıldığı ifade edildi. Kapasitesinin çok üzerinde oluşan günlük 2-4 bin ton arasında kontrolsüz çöp birikmesi ve bölgeden alınan topraklarla çöplerin örtülmesinin toprakta büyük bir baskı yaratabileceği ve bunun da çatlamalara yol açabileceği dile getirildi. Çöplerin halen orada depolanıyor olması, zeminde her gün ekstra bir yük artışına neden olduğu aktarıldı. Çatlakların içerisinde metangazı olup olmadığının belirlenmesi için çok derin sondajların açılması ile daha derinden metangazı çıkışı olup olmadığının araştırılması gerektiği vurgulandı. Çöpün üzerine yağmur yağması ve çöple etkileşime giren yağmur sularının çöplüğün hemen alt tarafından bol miktarda su çıkışı ile karşılaştıklarını belirtilirken bu suların temiz olmadığı ve bölgede yaşayan insan ve hayvan sağlığına etkileyebileceği, bu suların yer altı suların karışmasına izin verilmemesi gerektiği aktarılırken önlem alınmadığı değinildi.

Tesis kullanıma kapatılmalı

Normalde basamak gibi kayma düzlemleri görülmesi gerekirken bütün bölgede farklı açılarda karmaşık bir heyelan geometrisi gözlemlendiği belirtilen açıklamada, kayma düzleminin modellenmesi gerektiği altı çizilerek şu ifadelere yer verildi: “Sözü edilen yamaçlarda gözlemlenen heyelanların oluşum nedeni, olasılıkla atık depolama alanın tabanından sızan suların yağmur sularının da katkısıyla yamaçlarda şev dengesini bozarak yer altında kayma yüzeyi oluşturmasıdır. Kayma yüzeyi üzerindeki jeolojik örtü yapı dayanımını kaybederek yamaç aşağı kaydığı gözlemlenmiştir. Bu kaymaların daha da ilerlemesi durumunda Harmandalı-Cumhuriyet Mahallesi üst bölümlerini etkilemesi beklenen bir durum olacaktır. Kayma hızı son ayda 2 metreye ulaşmıştır. Çöp depolama alanının sınırını belirleyen ve üzerinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin logosunun ve adının bulunduğu prefabrik duvarlar kayma nedeniyle yan yatmış olmasına rağmen önlerine toprak yığılarak dik durmaları sağlanmaya çalışılmıştır. Böyle uygulamalar çözüm değildir. Atık depolama alanı ivedilikle kullanıma kapatılmalı ve modern atık bertaraf ve depolama uygulamaları hayata geçirilmelidir. İzmir’in bu konuda kaybedecek bir günü bile yoktur. Ayrıca öncelikle bölge halkı olmak üzere tüm İzmirliler yaşanan durum ve uygulanacak çözümler hakkında sürekli bilgilendirilmelidir.”


Büyükşehir’in ciddi hatası var

Çiğli bölgesindeki yamaçlarının heyelana duyarlı alan olduğunu ifade eden Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü ve Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir, heyelanın bilimsel çalışmalar yapılarak belirlenebilceği ve gerçekleşmeden önlenebilecek bir jeolojik yapı olduğunu dikkat çekerek, “Bazen doğanın kendisinde hiçbir şey olmadan heyelan olur. İllaki insan eli değmesi gerekmiyor. Ama insan eli değdiğinde oradaki heyelana duyarlı olan alanlarda yanlış bir işlem yaparsan heyelana tetiklemiş olabilirsin. Heyelan hareketini öne çekmiş olursun. Bu tür olaylar olup olmadığını bölgeye gidip inceleyeceğim. Zemin etütleri doğru ve bilimsel parametrelere göre çalışma yapılması önemli. Zaten bilimsel bir çalışma yapılırsa oradaki heyelan tehlikesi olduğu önceden görülür ve ona göre de önlemler alınır. Dolayısıyla heyelan olmaz. Heyelan oluyorsa oradaki çalışmalar demek ki yanlış değerlendirilmiş. Çünkü oranın küçük bir yerin jeolojik etüdü olarak düşünmemek gerekir. O bölgenin her tarafından yüzlerce jeolojik etüt yapılmıştır. Şu ana kadar çoktan o heyelan görülmeliydi, durdurulmalıydı. Dolayısıyla burada büyükşehir çok ciddi bir hatası vardır. Heyelan olduktan sonra gidip bakmanın bir önemi yok. Olmadan önce bunu söylemek gerekiyor. Bu da yerel yönetimlerin görevidir. Deprem önlenemeyen bir olan ama heyelan öyle değil. Heyelan önlenebilen bir jeolojik yapı. Heyelanın nedenlerini ortaya koyup cevapları bulunur ve buna göre de önlem alırsın. Heyelan tehlikesi olan bir yeri durdurabilirsin, deprem gibi değil. Deprem yerin 10 kilometre aşağısından geliyor. Ama ne zaman heyelan durdurulabilir. Heyelanı anlayabilirsen, oradaki hareketi anlayabilirsen durdurabilirsin” dedi.


Zemin etütleri yenilenmeli

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi 2. Başkanı Nevin Ozan Çakmakoğlu ise, konunun takipçisi olduklarını belirterek, “Yaptığımız gözlemelerimize göre oradaki yüzey sularının  drenajlarının bir sistemi yok. O yüzden yoğun yağışlarda da burada zemin üst tabakasında yer alan görece daha dayanımsız olan kısım hareket etmektedir. Metan gazıyla ilgili herhangi bir raporlama yok bilimsel olarak. Bölge halkından bu tür bilgileri bizler de aldık. Mevcut kayma gün ve gün devam ediyor. Üst ve alt yapılar zarar görmüş durumda, bazı yollar kapanmış durumda. Enerji hatlarında hasarlar var. Enerjilerin kesildiği noktalar var. Heyelan aktiviteleri nedeniyle zeminde çatlak ve kabarmalar var. Etkilenen yapılar 6 tane. Bunlar içerisinde tahliye edilenler var. Evlerine tebligat gönderilen yerler var. Zemin etüt çalışmalarının bir an önce yenilenmesi gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum

test